Masayı toplayan garsona yardım edilmezmiş,tersini yapan bu görgü kuralını bilmiyor demekmiş. Okuduğum görgü kuralları grubunda böyle söylüyor.Ben görgüsüzlüğün kraliçesi seçilirim o zaman bu kuralı uygulamadığım için.
Benim servis yapan garsonu kucağıma oturtup zıplatmadığıma dua edin siz. Elim dursa dilim durmaz, o dursa gözüm durmaz ve garsoncuğuma hep destek olurum ben.
Yemeğimi yedikten sonra, işi biten tabağı,kirli bardak çatal ve kaşığı öyle bir düzeltirim ki garsonların her seferinde gözleri yaşarır.Tuzluk ve biberlik ile,peçete kutusu hayatlarının en büyük itibarlarına benimle ulaşırken, kullanılmış kağıt peçeteler düzgünce katlanarak atılmayı beklerler.Masa üstüne dökülmüş ekmek kırıntıları mutlaka bir peçete yardımıyla toparlanarak gidecek tabak içinde yerini alır.
Oturan bir garson hassasiyetiyle,meslektaşım olan ayaktaki garsona tabakları,bardakları kaldırır kaldırır veririm.Canım meslektaşımın masaya eğilip belini incitmesine hiç kıyamam.Garsona yardım etmemek ne demek,verseler garsonu nüfusuma bile geçirir restorandan çıkarım.
Nerede olursam olayım öncelikle muhatap olacağım insanın ismini öğrenir ona ismiyle hitap eder,gönlüne köprü kurarım.İsmi yakasında yazıyorsa mutlaka okur ezberlerim. Yazmıyorsa sorarım.Kaçmaz benden.Bu huyum nedeniyle yakasında isminin yazdığını unutan bir çok satıcı ve kasiyer benimle daha önceden tanıştığını bile sanıp, sormuştur.Nüfus müdürlüğü sicil şubesinde görevliymişim gibi isim ezberlerim ben.Sonra unuturum ama o an isimle iletişim kurarım.
Görev başındayken de her öğrencimin ve velilerinin tüm isim ve bilgilerini bilirdim ben.Ama garsona yardım etmemem gerektiğini pek bilmiyorum sanırım. Bundan sonra elime sahip çıkmalı masada cici cici oturmalıyım demek ki.
