Bir zamanlar Cumhurbaşkanlığı yapmış bir liderin oğlu, kendisiyle söyleşi yapan gazeteciye “bir zamanlar çok arayıp soran ve yanımıza gelen vardı.Telefonlarımız susmaz,evimiz hiç boş kalmazdı.Şimdi ise tek bir kişi bile arayıp sormuyor, gelmiyor” diye dert yanmış.
Bu söyleme şaşırıp üzüldüm mü elbette hayır.Bilinen gerçekler için bu duyguları yaşamamın bir anlamı yok çünkü.Bu içerikli dert yanan,gözyaşı döken ne çok insan dinledik ve okuduk .İnsanın çirkin vefasız,bencil,menfaat düşkünü ve çok acımasız bu yanının nice örneklerini gördük hayatta bizler.
Güçlüysen,paran varsa söz sahibiysen herkes senin dostun kankan,hayranın, taraftarındır. Mesela bir okula müdürsen bütün öğretmenler ayılır bayılır senin için. Odandan çıkmaz.Biri ayağına, biri omuzlarına masaj yapar durur.Şirkette patronsan,yalakalar sıra sıra hizmetine koşar. Ülkeyi yönetiyorsan zenginlik, ayrıcalık,koltuk isteyenler kulun kölen olur.
Ancak makamı,gücü ve iktidarını kaybedip kenar köşe itildin mi artık herkes için hiç bir şeysindir.Kimse tanımaz,kimse aramaz olur seni. Sırttan geçinen, zenginleşen,lüks hayat içinde can ciğer olanların çıkarları bittiği anda yok olup gidişleri sadece bu başkan ailesinin başına gelmedi.
Bir zamanlar papatyayım diye gururla bu ailenin etrafında dolananlar,şimdi başka bahçelerde çiçek açma gayretindelerdir mutlaka. Çok acı ama gerçek ne yazık ki.
HÜZÜN

Dediler ki