İTİRAF EDİYORUM

Evet, itiraf ediyorum: Son yıllarda en büyük hobim, en derin terapi seansım ve biricik eğlencem üç harfli marketleri gezmek.Sağlık nedeniyle sosyal hayat içindeki tüm etkinliklerim kısıtlanmış durumda.

Kimileri stres atmak için yogaya gider, kimileri meditasyon yapar. Ben ise “Aktüel Ürünler Katalogu” kapağında beliren bir ürün için markete gidiyorum.Millet lüks restoranlarda, gece kulüplerinde cirit atıp dans ederken ben gıcırtısıyla ortalığı inleten market arabasıyla reyonlar arasında manevra yapmakla meşgulüm.

Bana en yakın bu marketlere gitmek evden çıkmam için bir bahane tabii. Aksi halde evde kök salacak durumdayım. İyi ki genç ve sağlıklıyken faal ve eğlenceli bir hayat sürmüşüm de hiç bir şeyde hevesim kalmamış.

Marketlerde tekerlekleri hep arızalı  arabaları hiç bir zaman dolduramasam bile çok ürün alacakmışım gibi her seferinde alıp itmeyi  hiç ihmal etmem ben. Birbiriyle alakası olmayan nice ürünün yer aldığı raflarda gözümü gezdirmek, rengarenk ambalajlara bakmak,haftanın yıldızlarını öğrenmek biraz oyalar beni.Delicesine bir istek ve çoşkuyla alıp eve getirdiğim  bir eşya  hatırlamıyorum bu marketlerden.Genelde hadi geldim elim boş çıkmayayım da marketciler ağlamasın havasıyla gezerim içeride. İsmi A ile başlayana, sonra B ye sonra Ş ye giderim.Alfabetik bir düzen içinde gerçekleşen bu gezim M ile sona erer.

En büyük eğlencesi semt pazarlarını ve mahalle marketlerini gezmek olan biri olarak yazılarımın konularından sıkılan okuyuculardan hoş görü bekliyorum.Yazarlığı gözlem besler fakat benim son yıllarda bu imkanım çok kısıtlı.Bu bağlamda yazdıklarımı saçma bulanlar beni affetsin.

Kumar oynamaya Kıbrısa,alış veriş için Fransaya mı gidiyorum ki size oralardan esinti sunayım değil mi? Sağım,market solum market. Okumayan ebe sobe.

2026 içinde yayınlandı