KAHROL HABİBE

Yıllar önce,ülkemizde sağ ve sol  çatışmaları yaşanıyor,şehirler mahalleler ve sokaklar bu görüşlerden birinin kurtarılmış bölgesi ilan ediliyordu.

O zamanların korku dolu ikliminde herkes can kaygısı yaşıyordu.Çünkü kim vurduya gitmek,serseri bir kurşunla ölüme yatmak olduğu gibi seçilmiş kişi olarak hayattan koparılmak da vardı.

Her iki görüşün sempatizanları ev ve bahçe duvarlarına sloganlar yazmakta birbirleriyle yarış halindeydiler. Gecenin karanlığında kahrolsun Faşizm yazılan bir duvara,bir kaç saat sonra kahrolsun Kominizm yazılıyordu.Güneş çıkana dek fırça son kez kimin elinde kalırsa o slogan o duvarda gün ortasına dek kalıyordu.Apartman yöneticileri ise ceza yememek için ellerinde rulolar ile tüm duvar yazılarını silip duruyorlardı.Kahır dolu zamanlardı herkes için.

Bu can sıkıcı durumda ve yaz, boz, sil üçgeni içinde çok sevdiği oğlanın annesinin kendisini istemediğini öğrenen benim arkadaşım ise kahır dolu zamanları bizim için eğlenceli hale getirmeyi bilmişti.Günlerce çok gülmüş eğlenmiştik yaptığına.Bakın hala da unutmadım.Unutulacak gibi de değil zaten.

Benim kankam üşenmemiş, mahalleden tanıdığı ve kafa kola getirdiği genç duvar slogancılarının yardımıyla kendisini oğluna istemeyen kayınvalide adayınının evinin tam karşısındaki duvara kocaman harflerle KAHROL HABİBE yazarak intikamını almıştı. Gün ağarıp perdesini açan Habibe hanım kıpkırmızı boyayla duvarda adını görünce avazı çıktığı kadar bağırıp, ağlamıştı.Tansiyonu tavan yapmış,günlerce hasta yatmıştı.

Bu olayla kesin biten bir aşk,  1980 askeri darbesinin  hemen gelmesiyle önemini kaybetmiş,dilimizde kahrol Habibe tekerleme olarak kala kalmıştı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir