KIZARTMA

Sıcak güne aldırmadan ocak başında kızartma yapıyorum.Alı al, moru mor dediklerinden yanaklarımda çiçekler açmış sanki.Bir tava başındayım, bir pervane önündeyim.Böyle zamanlarda hep fırıncıları,hep et dönercileri düşünürüm ben.Ateş karşısında verdikleri mücadeleye hayran kalırım.Benim hayran kalacak bir sabrım elbette yok.Çabalıyorum oradan buradan çabuk bitireyim diye.Patlıcanlarla,kabaklarla işim bitince seviniyorum.Biberlerim daha az çünkü, bir tavalık işim var sonra yaşasın özgürlük.Ne zaman yüreğim devrimci bir türkü söylemeye kalksa başıma gelmeyen kalmaz benim.Bu kez de öyle oluyor ve biberlerle tavanın ilk buluşmasında çoşan kızgın yağ,koluma saldırıyor.Kolum yanıyor,memleket yanıyor.Sen şu tesadüfe bak yanan yanana.Bir buz torbasını yapıştırıyorum koluma.İçin için sızlamasını geçiremiyorum.Akan su altında tutuyorum dakikalarca.Yanıyorum,yanıyoruz.Kolumun içindeki küçücük yanık benim tadımı kaçırıyor acısı içime oturuyor.Biberler ise hala tavada arsızca çatırdıyor.Fırsat bulsalar yeni vukuatlar yapacaklar.Bin pişman oluyorum bibere değer verip yemeye kaldığım için.Küsüm artık biberlere.Kolumu yaktılar diye küstüm işte onlara.Peki gönlümüzü,peki yurfumuzu yakanlara ne yapayım.Onlara da küseyim değil mi?Hem de öyle çok küseyim ki,kuş konsa da barışmayayım.Tamam anlaştık.Küscem,barşmayacağım.Oh olsun onlara.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir