KIZILDERİLİLER

Kovboy filmlerine düşkünlüğüm kızılderilileri öğrenip merak etmeme sebep oldu benim.Uzun saçları,taktıkları boncuk kolye ve bileklikleri ile at üstündeki üstün yetenekleri hayranlık uyandırmıştı genç kız dünyamda.

Hele iki dudak arasına koydukları bıçaklarla düşmanlarını öldürüp kafa derilerini yüzüyor oluşları aptala çevirmişti beni.

Amerika kıtasının yerlisi olduğu belirtilen bu halkın inanç ve hayat tarzları ile kendilerine taktıkları isimler çok ilginç gelmişti bana. Çadırlarda doğa içinde yaşamaları, törenleri onlar hakkında daha çok bilgi edinme isteği doğurmuştu.

Ozamanlar tek başvuru kaynağımız olan Ansiklobedilerde haklarında bilgiler okumuştum.1492 yılında Amerikanı  keşfi ve Avrupalıların buraya göç etmeleri sonucu olarak büyük sıkıntılar yaşayarak soykırımlara uğradıklarını öğrenmiştim.Zaman geçtikçe azınlık durumuna düşmüş ve zorunlu göçlerle rezervasyon denilen  alanlarda yaşama zorunda bırakılmışlardır. Soykırımlara,katliamlara uğrayıp eziyet çeken kızılderililer için hep  üzülmüştüm.Onlar benim için filmlere oyuncu olarak katılan ama hsyatın acı gerçekleri ile kırıma uğrayan şansız ama onurlu bir halktır.

Hoş çakal  biraderlerim;Keskin bıçak, yalnız kurt, rüzgarın oğlu, kar kartalı, uçan ok, yaralı kartal, şahin adam, asil kurt, deli kar, gönlü kırık şahin, yüce ruhlu, kanadı kırık kartal, rüzgarla yarışan, Hoş çakal bacılarım; Çiğdem çiçek, ay ışığı, çiçek dalı, göl kuğusu, kızıl nehir, karlı dalda, buğulu göz, yaralı ceylan, ova çiçeği, buğday tarlasındaki mor çiçek, dağların prensesi, ağlayan pınar, çiğ tanesi,