27-NEYİZ ? NE OLACAĞIZ?

NEYİZ ? NE OLACAĞIZ?

Ayten, yaşlı kadını Ankara garının ikinci peronundan ana kapıya giden tünelde ağır ağır yürürken fark etti. Tren birinci perona girmemiş yolcularını ikinci peronda indirmişti.Uzun bir  yolu elindeki bavullarla yürüyen kadın yorgun, yaşlı ve bitikti. Yetmişli yaşları geride bırakmaya başlamıştı galiba. Bembeyaz saçları, eskimeye yüz tutmuş kürk mantosu ve onu tamamlayan bonesi vardı başında.

Bir zamanlar güzel bir kadın olduğu, tenindeki duruluk ve düzgünlükten, gözlerinin renginden belliydi. Kültürlü ve zarif, görmüş geçirmiş bir kadın olduğu çok açıktı. Kendini taşımakta bile zorlanırken, elindeki yükler ile yol ve merdivenler daha kocaman görünüyordu gözüne. Yaklaştı ona Ayten, planlayıp, düşünmeden. “Bavulunuzu taşıyabilir miyim? Yardım edebilir miyim?” diye sordu. Yaşlı kadının sevinçle aydınlandı yüzü .“Çok sevinirim” dedi, gülümsedi. Onun adımlarına ayak uydurarak, yorulmasından çekinerek ağır ağır yürümeye ve konuşmaya başladılar. Saatler ve uykusuz geçen bir yolculuğun sonunda aynı trenle aynı şehre inen iki kadındılar. Biri bitirme hazırlığında, biri bitirişine yaklaşan yaşlarda. Yol boyu bir kaç kez durup dinlendiler, birlikte. Her duruşlarında sohbetlerini de konu olarak genişletiyorlardı. Emekli bir öğretmendi yaşlı kadın, kocasını en sonda annesini uğurlamıştı yaşamından. Çocuksuzdu.

Ankara’ ya huzur evine yerleşmek için gelmişti. “Hiç mi kimse yok hayatınızda diye sordu  Ayten bu yaşlı meslektaşına. “Allah’ tan başka hiç kimsem yok…”  İyi ki bir o vardı, herkesin tek kimsesiydi o… Yıkılıp, çok üzüldü birden bire genç öğretmen. Ana kapıya ulaşmışlardı nihayet. Bir daha hiç bir şey soramadı Ayten ona. Yaşamın dünü ve yarını için. Nutku bir tutulmuş, gizli gizli içinde yaşattığı gerçekleri ve geleceğine ait planlarını belki de korkularını, yaşayan bir gerçekten dinlemek sus pus etmişti onu. “Taksi çağırayım mı” size dedi düşünce kırıklıklarından uzaklaşıp, “Binemem, otobüsü bekleyeceğim” dedi sessizce. Ayten, otobüs durağına kadar götürüp veda etti ona.

Ankara, bir Pazar gününe kuru bir soğuk ve karla başlamıştı. Alışılmış kışlarına uygun… Gitti bir taksinin içine kuruldu,genç kadın.Havanın ve yüreğinin soğuğundan kaçarak. Yaşlı kadın durakta mağrur ve gururlu bir bekleyişe dalmıştı. Birden hareket geçip ana yola çıkmak üzere olan taksiyi, ağzından çıkan bir sözle durdurdu. Ayten,  İndi, çantasını ve bavulun alarak bindirdi yaşlı hanımı. Şoföre,” teyzeyi posta caddesine bırakacağız” dediğini duydu sadece. Aslında yeni evine bile götürürdü onu, evine çok ters bir yönde de olsa da. Ancak oraya girişine dayanamayacaktı biliyordu. Hiç değilse Seyran Bağları’na giden bir dolmuşa kadar ulaştırmalıydı onu.

Hiç konuşmadılar yol boyu. Gardan, Ulus heykele  giden yolda Ayten  bir iki kez dönüp baktı yaşlı kadına. Gülümsedi yaşlıca belki de minnettarlıkla. Taksi durdu kolundan tutarak indirdi Ayten,onu. Çantalarını yoldan geçen bir gencin ellerine tutuşturup, tekrar ellerini öperek vedalaştı,uğurladı yorgun eğitimciyi. “Sağol  genç meslektaşım. Allah razı olsun senden” diyebildi yaşlı kadın.  Ayten kaçar gibi bindi tekrar araca. Evine, odasına kavuşmaya can attı. Fırtınalar kopmuştu içinde  ve üzüntülerine binlercesi eklenmişti. 

Yaşlı kadının gözünden hali, kulaklarından sözleri hiç ama hiç gitmedi. Onda yarınlarını, onda yapayalnız kalışın acılığını onda asaleti ve metaneti görmüş etkilenmişti.Ne oldum değil ne olacağız?Sorularını kendimize daha çok sormamız gerektiğine ve huzurevlerinin çaresizlik değil, tercihlerimizin aslında başında gelmesi gerektiğini, kara günlerin değil adı gibi huzurların evi olmasının şart olduğunu ve sayılarının her geçen zamanda daha da artması gerektiğini anlamıştı.

Tüm bu dakikalar içinde adını sorup öğrenemediğini hatırladı, keşke sorsaydı.. Bir gün belki de bir öğretmenler gününde onu arasaydım diyerek kendine kızdı. Arasa bulabilirdi biliyordu. Ama şu an onu ve orayı görmekten öyle korkuyordu ki. Geleceğini ve o günlerdeki onu bugünden görebilecek kadar güçlü değildi, zamana ihtiyacı vardı…

Aytül Kahraman

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir