Pirinci okuyorlar, meyveyi okuyorlar, şekeri okuyorlar, suyu okuyorlar da sıra kitaba gelince hiç okumuyorlar!diye dert yanmış İlber Ortaylı hoca.Ben eski yıllara nazaran insanların ellerinde daha çok kitap görsem de , hala kitap okumayı sevmeyen büyük bir kesimin olduğuna ben de inanıyorum.Okumaktan sıkılmak,kitaplara uzak olmak bana yabancı olsa bile şimdi burada okumanın güzel yanlarını anlatmaya falan girişecek değilim.Bana ne kardeşim okuyan okur,okumayan oturur dilediğini dokur. Ancak hoca pek haklı okumayı üflemeyi,kimi zamanda üfleneni içmeyi milletce severiz biz.Yeteri kadar çalışılmamış bir dersin sınavı için kilolarca okunmuş pirinç yutanları bilirim ben.Elinde dolu bir bardak suyla, bir avuç dolusu pirinci merdivenden baldır baldır koşarak inen ve üniversite sınavına giden kızana yaka paça içiren komşularım oldu çünkü .Ben okunmuş şeker,pirinç,su içmedim hiç.Ya da kafa kola getirip gizli saklı içirdilerse haberim yok.Ben hayatımın her döneminde iki dudak arasından fısıldadım isteklerimi.Masumca istedim.Yakardım.Dua ettim.Oldu veya olmadı.Okumanın diğer türleri üzerinde ise tecrübe kazanmaya devam ediyorum. Meydan okumayı,beddua okumayı,şarkı okumayı geliştireceğimden çok eminim.Bildiğimi okuma konusunda ise kendimi tek geçer rakipsiz ilan ederim.Okurum iyi okurum vesselam.
OKURUM
