OLMAZ BÖYLE

Sıcağın sabahın çok erken saatlerinde bile hissedildiği bir günde, 3 göz ocağın yandığı mutfakta yemek pişirmeye çalışan ben,defalarca salona geçip vantilatörün karşısında offf oflandım.

Daha güneşin gaz alıp yol katetmediği ve  tepemize ulaşmadığı  saatlerde bu kadar sıcakla haşır neşir olmak  bu Çarşambayı selin değil, terin alıp götüreceğine olan inancımı keskinleştirdi.

Ancak hareketliliğimin güzel olan tarafı elimde soğanla ocak başı,vantilatör arası gidip gelmelerimi hiç boş  geçirmemiş olmamdı.Derin felsefik ve dini düşünceler içinde beynimi zorlamamı sevdim.

Ben  rüzgarlanırken,  dakikalarca elektriği hayatımıza katan Edison ile  vantilatörün mucidi Amerikalı Schuyler Skaats Wheelera Fatihalar okudum.Mekanınız cennet olsun diye şükranlarımı bile sundum.

Sonra; bize atalarımızdan   kalan miras bilgiyle, müslüman olmayan insanların cennete gidemeyeceğine olan inancımız ve geldi aklıma. Bunu hatırlayınca çok üzüldüm. İnsanlığa bu kadar büyük iyilik ve hizmet etmiş insanların cennette yerlerinin olmayışı  hırpaladı beni.

Acaba Arafta kalıp cennete girmeyi bekleyenler arasında mı olacak bu amcalar dedim kendi kendime.Valla öyleyse ben Arafa koşar bu adamcağızların kesin arkalarından itip içeri girmelerine yardım ederim inanın bana.

Düşünsenize elektrik olmasaydı, sadece elektrik biz ne hallerde olurduk bugün.Eee bu mucitler cennetin dışında ama biz ve tüm kımıl zararlıları cumhur cuma, hepimiz içerde olacağız öyle mi?Yok canım ya bu işte bir dandiklik var olmaz böyle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir