OLMAZ BÖYLE

Ankaraya kar getirecek olan kuru ayazın etkili olduğu bir günde Kızılay  Abdi İpekçi parkı önüne park etmiş mobil kasap arabasının yanından geçiyorum.

Günün öğle öncesi saatlerindeyiz.Ben alış veriş için dışarıdayım.Belediye başkanının hemşehrilerine daha ucuz et yedirme çabası karşılığını bulmuş Ankaralılar duydukları bu hizmetten yararlanmak için araç önü kuyrukta yerlerini almışlar.Uzun, up uzun bir sıra var.

Gittikçe de büyüyor kalabalık.Hani duyan gelmiş, geliyor, gelecek dedikleri türden çoğalıyor ucuz et almak isteyenler.1 kilo kıymayı,kuşbaşını,tavuk ve diğer et ürünlerini biraz daha ucuz alıp,evine götürebilmek için perişan oluyor insanlar.

Utanmıyor,çekinmiyor,inatla duruyorum yolda.Sıradaki insanlara bakıyorum tek tek.Merakla yüzlerini izliyorum.Tepkilerini, duygularını gözlemlemek istiyorum çünkü.Öfke var, hüzün var, utanç var çoğunun yüzünde.Hayal kırıklığı,mutsuzluk, pişmanlık gezinip duruyor mimiklerde.Gözlerini kaçırıyor çoğu benden.Bende ise acıma sadece rezilce bir acıma duygusu var.

Yokluk içinde tencere kaynatmaya çalışan,kendilerini de hepimizi de büyük sıkıntı ve üzüntü içine atan bu insanlara karşı acımaktan başka hiç bir şey gelmiyor elimden.Tekrar yürüyorum buruk,kırık,isyan,nefret dolu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir