Okumayı,yazmayı ve duymayı askıya aldığım günlerden geçiyorum gene.Bunu yapmaya mecburum.Çünkü çok fazla nefret,çok fazla şiddet yükleniyorum.Dilime sahip çıkamamaktan çekiniyorum.
Ruhum ve bedenim kontrolunu kaybedecek,başımı belaya sokacak diye korkuyorum.En iyisi duymamak, görmemek,yazmamak.Mış gibi yapıp yaşamak.Hepsi başarılabilir elbette.Benim elimde,benim irademde bunlar. Yazmadım,okuyucular hastalanmadı.Duymadım televizyoncular batmadı.Ben kimim ki?
Ben kim miyim?Ben sevmeye, sevilmeye çok önem veren biriyim.Sevginin insanı güçlendiren,mutlu kılan en önemli duygu olduğuna inanan biriyim.Sevmenin sevilmenin en büyük zenginliğimiz olduğunu bilen bir kadınım.İster sevgi,ister sevda,ister aşk deyin bu güzel duyguya her türünün insana çok yakıştığını kabul edenlerdenim.
Bir gün değil,hergün bu duyguyu gönüllerde taze tutmalı,bir gün değil her gün yaşamalı ve yaşatmalı insan.Sevgi için sevgiliye ne gerek var be dostum.Sev işte kimi bulursan,kimin hak ettiğine inanırsan.Sev, birinin tek seveni olsan da.Sev kırık bir kalbin kararmış bir umudun olsa da.
Sen sev,sevgi zaten seni sevecek ve bulacaktır.Sev be.Ne para ister ne pul.Ne gaz, ister ne benzin.Sev be.Sal gönlünü evrene.Doğruyu sev.Güzeli sev.Adam olsun,kadın olsun çocuk olsun,börtü böcek ya da minicik hev hev olsun.Sev sen. Sev.Sevdim sevildim,yaşadım yaşattım de,renksiz olmasın öykün.14 şubat niyetiniz neyse,size kimi veya kimleri hatırlatıyorsa bu sene de kutlu olsun.
