(İsveç’te evlilikler beş seneyle sınırlandırıldı) başlığıyla okuduğum haber şöyle devam ediyordu.
“Stockholm Belediye Encümenliği’nin yayınladığı kararnameyle beş yılını dolduran evli çiftler tekrar belediyeye giderek evli kalmak isteyip, istemediklerini söyleyecekler. İstemeyenler boşanacak, isteyenler ise yola devam edecekler”.
Bu haber bana ilham oldu yazımı bu içerikle yazayım istedim.Tabii bu durumu hemen bizim ülkemize uyarlanmış haliyle düşünmeye başladım. Ulaştığım sonuç şudur ki; ülkemizde evliliklerinin ilk beş yılı içinde boşanma isteği az çıkarken,evlilikte on yılını devirmiş hatta yirmi veya otuz yılı geride bırakmış çoğu kişi evliliğe devam etmek istiyorum demez.
Daha uzun evli olanlar ise daha önce birbirlerini parçaladıkları ve sağlıklarını çoktan kaybettikleri için görevlinin sorduğu soruyu bile anlamazlar. Anlasalar ne olacak,evliliğe devam etmek istemem dese kendisini tuvalete bile götürecek kimseyi bulamayacağını bilir. Artık yiğitlik yapmanın zamanı değildir onlar için.
Ülkemizde çoğunlukla, erkeklerin azgın teke sendromu yaşadığını gördüğümüz için böyle bir fırsatı erkeklerin öncelikle ve şipidak isteyeceğini sansak bile,ekonomik gücü olan kadınlarımızın da istemiyorum deme sayısını yüksek görüyorum.
Ancak evlatlarının hatırına her sıkıntıya katlanmaya alışmış fedakar Türk kadını yine kendisine sunulan bu imkanı kullanamaz galiba.Kan kusmaya, kahır çekmeye devam eder durur.
İnşallah bizim yetkililerimiz bu haberi benim gibi okumamışlardır.Şeytan dürter de böyle bir yasa hazırlarlarsa memlekette evli çift kalmaz valla.Eneee, encümene koşan koşana olur artık.
Elbette 65 yaş ve üstü yaşta olanlar sadakatle evlilik birliğine sahip çıkarlar.Çünkü çoğunluğu için evlilik yalnız tamamlanacak bir yolculuk olmuş,eşlerini kaybetmişlerdir.Kör ölmüş badem gözlü bile olmuştur.
Dilerim; istermisin,istemezmisin diye sormaya kalkmaz kimse.Valla canım yüce ulusum, bunun da ciğerini ağlatır.Boşanma rekorlarını ele geçirip dünya rekorları bile kırar..
TAMAM MI?
