Karnım tok, hiç bir şey yemiyeceğim deyip, masaya oturunca ne bulduysa yiyip bitiren iştahsız😆 insanlara benzetiyorum kendimi.
Yaz geldi,hava çok sıcak insanlar bunaldı.Yazıp bir de ben darlatmayayım deyip tatildeyim sanarak, yazmayacağım deyip duruyorum.
Sanki İbiza sahillerinde sözcüklerimi jet sky gezisine çıkarmışım gibi bir havalardayım.Yazmazsan yazma,sanki memleket ayaklanmış; yaz yaz diye bağrışıyor🤪.
Ne tatili ayol.Altı üstü taşlı bir bayırdan,karpuzun düştüğü suya batıp çıkıyorum🙄.Karpuzun bir misyonu var,yazın geldiğini ilan ediyor. Ben de o bile yok.Bat bat dur.Islan çık.Artık kulaç bile atmıyorum yüzerken.Çünkü korkuyorum. Şimdi kalbimde iş gören, sağ bacağımdan alınıp kullanılan damarlarım kopar diye kaygılanıyorum.Benim son yıllardaki Gulyabanim bu işte.
Bildiğiniz gibi günlerdir İnstagram kapalıydı🚦.Sebepleri üzerine buraya düşüncelerimi yazacak değilim.Ben zaten düşünce ve inançlarını saklamayı seçen insanlardan olmadım hiç.Tanıyanlar anlamışlardır duygularımı.Uzatmaya gerek yok.
Ancak bu yasaklamaya çok üzüldüğümü belirtmek isterim.Üzüntümün kendimle ilgili yanı; 40 yıl önce okuttuğum ve beni o platformda bulup seslenen çok sayıdaki öğrencilerim ile çok sevdiğim gönül dostlarımla bağlantımın kopacak olmasıydı.Öğrencilerimi yetişkin bir birey olarak görmek ,evlatlarıyla torunlarıyla paylaşımlarını izlemek çok mutluluk vericiydi çünkü.
Ben bu mutluluktan yoksun da kalabilirdim; ancak geçimini İnstagramdan sağlayan nice insan ile, evladına şifayı bile o alanda ilanlarla arayan anaya babaya üzülmemek mümkün mü😫..Daha ne çok mağduriyet sayılabilir elbette.Ama yazıma siyaset bulaşsın istemiyorum.
Fakat tek bir cümlem var yazımı bitirirken. Yakışmıyor,hiç yakışmıyor yasaklar bu millete. Hiç yakışmıyor zira hak etmiyoruz ve bu davranışlara da layık değiliz.Dilerim son olur bu uygulamalar.
Zülfü Livaneli ne güzel söylemiş;
“Yasak tanımaz rüzgar,
zincir vurulamaz martıya
bir de insan kalbine”.
YASAK YASAK
