Kız çocuklarının çok büyük bir çoğunluğu babalarına sevdalıdır.Babalarıyla didişen,tartışan,babalarından nefret edip,baba eziyeti gören kızlar olsa da, genelde kız çocukları ilk tanıdıkları erkek olan babalarına aşıktırlar.
Baba adam gibi adam,şefkat dolu bir kucak, fedakar bir erkekse bu aşk ömür boyu sürer gider.Kimi zaman en yakın arkadaş,kimi zaman sığınılan liman,kimi zaman banka,kimi zaman kahramandır bu tip babalar.
İşte benim de babam öyle bir babaydı.En büyük sevdamdı,aşkımdı.Nesli tükenen,zarif,mert,asil,akıllı,merhametli, sevgi dolu,otoriter,disiplinli,ahlaklı bir babam vardı benim.Çok kıskanırdım okul öncesi zamanlarımda babamı.Annemin yanına bile oturtmaz,huzur vermezdim. Çok çile çektirdim insancıklara. Paylaşamadım kimseyle babamı.
Şimdi bugün gündemimde niye babam var diye merak etmiş olabilirsiniz.Aslında ben her gün özlüyor,anıyor,konuşuyorum da bugün bir farkla onu yazıyorum.
Çünkü benim babam hırsız değildi.Benim babam haram yemedi yedirmedi. Çalmadı, kaçırmadı.Bize Ankaranın tamamını,600 evi,tarlayı,bağı bahçeyi,şirketi fabrikayı,doları dövizi bırakmadı.Baba mirası deyip paketleyeceğimiz,saklayıp utanacağımız bir ayıbımız olmadı bizim.
Babam bize ve bana onurlu bir hayat,asil bir soyadı SOYSAL,temiz bir gönül,tek bir evin tapusunu bırakıp hayat yolculuğunu tamamladı.
Allah senden razı olsun baba.Bana bıraktığın her şerefli değer için sana minnetarım.Hırsızlık babadan oğula,babadan kıza geçermiş sözünü bize yaşatmadığın, duyurmadığın için.Ruhun şad,mekanın cennet olsun.
BABAM
