Çamaşır makinelerinin evlerimize girmediği eski zamanlarda çamaşır yıkamanın zorluğunu yaşamış bir insanım ben.Koca leğenlerin içinde çamaşırların çitilendiğini,kilim battaniye gibi suya batınca iyice ağırlaşan eşyaların ise ayaklarla ezilip kirinden arındırılmaya çalışıldığını gördüm.
Bazı iç çamaşırlarının ve evde dikilmiş bebek alt bezlerinin kazanlarda karıştıra karıştıra kaynatıldığını da izledim. Çamaşır sopasıyla kaynayan kazanı karıştırdım bile.
Yıkanması biten çamaşırlar durulandıktan sonra sıkılma aşamasında da bizzatta bulundum.Merdaneli çamaşır makineleri ile tanışup kullanmaya başlayınca biraz daha rahatladık elbette.Bu makineler düğmesine basılınca evin içinde gezmeye başlasa da sabunlama aşamasında işimizi çok kolaylaştırdı.
Sonra durulama,sıkma bölümlerinin eklendiği makinelerle tokalaştık,daha ileri gittik otomatik makinelerle ahbap olduk.Şimdi ise yıkamaya sıkmaya,sıkmaya kurutma,kurutmaya ütüleme bölümlerimin de eklendiği çamaşır makineleri var özellikle gençlerin evinde.
Asma derdi de yok oh ne sefa değil mi?Benim ipe çamaşır astığım zamanlardaki en büyük sıkıntım boyumun yetişmemesiydi iplere.Sonra çamaşırlıklar çıktıda zıplamaktan kurtuldum.Çok kısa zaman sonra yıkama da ortadan kalkacak bence.Giyip atacak insanlar giysilerini.Ya da robotlar her şeyi insanlar için yapı verecek.Ama o günleri görenler asla bizim kadar mutlu olamayacaklar.Makinenin kazanı içinde dönüp duran sabunlu çoraplarını izleme tadına varamayacaklar ne yazık.

Dediler ki