Cicero”Ben her zaman yaşlılar gibi olgun düşünen gençlere,
gençler gibi neşeli olan
yaşlılara hayranımdır.
Zaten neşeli olanlar
hiçbir zaman yaşlanmazlar”..
Demiş.
Eee ben de söylesem bunu aynen söylerdim.Gerçekten ben de çok severim olgun,ağır başlı gençleri.Hangi öyle büyümüşte küçülmüş tipinde olan çocukları sevmediğim gibi ,çocukluktan çıkamamış şımarık gençleri de hiç sevmiyorum ben.
Yaşına göre olgun davranan, öngörü sahibi,gururlu, akıllı gençlerle sohbete bayılıyorum. Onlarla görüşmelerimde çok bilgilendiğime ve zamanın nabzını onlarla beraber tuttuğuma inanıyorum.Moda bir şarkıyı,yeni çıkmış bir şarkıcıyı bu gençlerden öğreniyorum.
Çocuğun içinden gelecek, kişiliğinde olacak kimi şeyler, sonradan çakma akılla elde edilmiyor bu güzel özellikler. Ben anne ve babasından olgun,mantıklı evlatlar bilirim.Sulu zırtlak nice yetişkin bildiğim gibi.
Neşeli,eğlenceli olmakla,laubali ve hadsiz olmayı karıştırmamak gerek.Yaşını almış bir kişi için; hayata ümitle bakmak , kendisiyle ve çevresiyle barışık olmak,gülebilmek,olumlu düşünmek büyük erdemdir. Sürekli olarak dertlenmek, hep mutsuz görünmek gençleri yaşlılardan kaçıran unsurlardandır.
Bırakın gençleri ben de sevmiyorum bu huzursuz ruhları.Kendileri huzura eremedikleri gibi etraflarındaki insanları da boğarlar kasfetleriyle.
Neşeli canlı anlayışlı güler yüzlü tatlı dilli olmak,düşünerek konuşup davranmak sevgi kazandıran, saygınlık uyandıran davranışlardır.İster genç ister yaş almış olsun iyi niyet,tevazu sahibi olmak gerekli.Bir de yüzünüz gülerse sizden çok sevilen olmaz.Lütfen dikkate alın sözlerimi.

Dediler ki