Televizyonlarda olimpiyat oyunlarını seyretmeyi severdik.Kürsüye bir Türk sporcu çıksın,bayrağımız yükselsin isterdik.Olmazdı,çok üzülürdük.Buz dansı ve artistik buz paten gösterilerini müptelası olacak kadar merakla bekler izlerdik.
Evlerimizde telefon yoktu.Evine telefon bağlanmış komşularımızdan bu ko uda yarfım alırdık.Telefon almak için yaptığımız başvuru çok yıllar sonra sonuçlanırdı.
Başka şehirdeki akrabamızı aramak için postanelere gider yazdırır saatlerce beklerdik.Tuşlu telefonlar yoktu.Parmakla çevirilen telefonlar kullanırdık.
İlerleyen yıllarda evlerimize teyp ve pikaplar girdi.Plak ve kasetlerden müzik dinledik.Kasetler teyiplere sardı,kurşun alemle yeniden sarıp onarmaya çalıştık.Plakçılara şarlı listeleri verip doldurduk.Sevgililer birbirlerine kasetler armağan ettiler.
O zamanlar bir ipe bağlı iki toptan oluşan birbirine vurunca ses çıkaran lak lak diye bir oyuncak çıkıp moda olmuştu.Her yerde yanmadan oynamaya çalışan insanların çıkardığı sesler dolanırdı.Annem çok kızar oynatmazdı bizi.Zaten çok kişi bununla oynayacağım diye bileğini falan sakatlamıştı.
Bilgisayarlar,sosyal medya yoktu biz de bunlarla eğleniyorduk.Ne güzel yıllardı.

Dediler ki