GÖZLÜK TAK

Bu sabaha kadar gece boyu gördüğüm rüyaları  hatırlamazdım ben.Hiç rüya görmediğime,ya da gördüklerimi gün ışıyınca hatırlamadığıma kendimi inandırmıştım.

Şöyle akça pakça,berrak, anlatabileceğim kalitede bir rüyam yoktur benim.Hep flu,hep kesik,parça pinçik ne olduğunu hiç anımsıyamadığım görüntüler olurdu uyandığımda. Sonra unutur giderdim.

Bu sabah gidemedim ama.Bir de ne göreyim.Aman aklım bir berraklaşmış,ne gördüysem uykuda şıp önümde.Şarıl şarıl akıyor görüntüler ve ben hepsini çok net hatırlıyorum. Bir şaşkınlık, bir sevinç üstümde görmeyin gitsin.
Kolay mı tabii ilk kez Atlas sinemasının perdesine yansıyacak  film kalitesinde rüyam oldu benim de.Artık herkesi esir alıp ballandıra ballandıra anlatabilir, bununla da kalmaz rüya tabirlerinin peşinde koşabilirim.

Fakat bu nasıl oldu diye meraka da kapılmadım değil.Siz şimdi bana, şeyin açık kalmıştır gibi nazik yorumlarınızı elbette patlatacaksınız. Ama hayır değil valla.Biz ne açıklarda yattık da bu olmadı hiç.Yani oranın, hiç bağlantısı yok rüyalarla.Açık, kapalı fark etmiyor.Eeee ne oldu da böyle oldu diye merak ettiyseniz benim gibi.Ben buldum sebebini.

Uzatmadan,sizi daha fazla sıkmadan yazayım artık.Çünkü çok önemli,çok mühim bir bilgi bu.Sizin de tek dert ve düşünceniz buydu biliyorum.Gecikirse halkım mutsuz olur,hatta memleket meselesine bile dönüşebilir. durum.Kıyamam hiç birinize.

Canım okuyucum bak şimdi; Bütün gece camları uzak ve yakını aynı anda görmeyi sağlayan gözlüğünüzle benim gibi mışıl mışıl uyursanız , rüyalarınız Oskar ödülü alabilecek kalitede oluyor.

Ben gözlüğümle uyumuşum bütün gece bundan mutlu sona ulaşmışım.Daha önce yapsaymışım keşke.İsteyene 4.75 dereceli gözlüğümü ödünç verebilirim.Söylemeniz yeter.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir