1973 yılında lisede son sınıftaydım.Mezuniyetime aylar varken evi taşıdık biz. Size uzun uzun yazdığım mutlu çocukluk günlerimin geçtiği evimizden ve mahallemizden taşındık .
Babamın bir kooperatifte çeyrek asırdır parasını ödediği ama teslim alıp oturamadığı evi nihayet ittire kaktıra bitirilince biraz daha ferah bir ev diye taşınma kararı alınmıştı.Yeni ev hep yeni bir hayat demektir bence.Bizim içinde öyle oldu.Ve o dönemde evlenen iki kardeşimden biri Almanyaya giderken,abim bizim boşaltığımız evde yeni yuvasını kurdu.Böylece ilkgöz ağrımızdan kopmadık yine gidip geldik.
Ama sokak çok değişti.Tüm evler şimdilerde yıkılıp yine yapıldı.Dile kolay 61 yıl oldu.Bizim ilk kez alıp oturduğumuzdan bu yana.
Taşındığımız yeni evde emekli subay aileleri komşumuz oldu.Onlarla da çok uzun yıllar tatlılıkla geçindik.Bizim kimseyle bir sorunumuz hiç bir zaman olmadı.Nezaket ve saygıyı kaybetmedik çünkü. Haksızlığa uğradık.Ancak bunu da, haksızlık ve kabalık yapanların terbiyesizliğine bırakıp sırtımızı döndük.
Bu evde yeğenlerimi büyüttük,bu evde öğretmen oldum.Bu evde annemi babamı kaybettim ve bu evden gelin çıktım ben.
Annem ve babamdan sonra da Ankaraya dönüp gelince o eve ben taşınıp oturdum.Çocukluğumda ve eşimle beraberken yaşadığımız lojman ve kira evleriyle mukayese kabul etmeyecek bir sevgim vardır bu iki evimize…Anılarım sevdirmiştir buraları bana…
Bir daha bir araya gelemeyeceğim sevdiklerim hep orada benimleydiler.Hiç unutmadım.

Dediler ki