Bir modacının mevsime damgasını vuracak defilesini izleyen,modaya meraklı seçkin seyircilerinden biri gibi balkonda oturmuş sokaktan geçenleri izliyorum.
Sonbaharın, yazı terk etmemeye yemin etmiş inadı yaşanıyor son günlerde. Parlayan güneşe inat çok ayaz var. Yazda mıyız,güzde mi belli değil. Kafalar karman karışık.
Bu karışıklık doğal olarak kostümlerimize de yansıyor.Evinden bir koşu ekmek almak için dışarıya fırlayan amca, şortunun üstüne kazağını ve montunu giyivermiş.Ayakta çorapsız terlik var.Altı şişhane,üstü dabakhane dediklerinden bir kreasyonla yol alıyor podyumda.
Bir diğerinin atlet şeklindeki üst giysisini uzun bir eşofman altı tamamlıyor.Ayakta elbette çorap ve onun üstüne nasıl düşünülüp giyildiğini anlayamadığım bir sandalet var. Sandalet, çorap ikilisine olan hayranlığın halk arasında yayılmasından endişe ediyorum.
Gelip geçen yazla birlikte ortalık dinazorlara kaldığından kostümlerde renk,uyum,ahenk ve zevk kaybolalı hayli gün oldu.Defileyi başarısız bulan seyirci gibiyim şu an.
Hırkasını ve şortunu ters giyen erkeklere nazaran kadınlar giyim konusunda daha başarılı durumdalar.Ancak onlarda tayt giyebileceklerine olan inançlarını keşke tekrar gözden geçirebilseler.
Teyzeler,popolar ve taytlar çok uyumsuz bir şov sergiliyorlar çünkü.Buraya yazmaya çabaladığım absürtlükleri izlediğinizde çok komik görüntüler olduğunu daha iyi anlarsınız inanın.Dik yakalı kazak altında tokyo terlik kombinasyonu muhteşem seyir zevki yaşatıyor izleyiciye.
Şehirden uzak,yaz evlerinin en güzel yanı ütüsüz savruk,dikkatsiz,özensiz giyinebilmek zaten.Evet ama beyaz fanilası ile takım elbisesinin pantolonunu bütünleyip yola çıkan erkek mankene de gülmeden bakmak mümkün olmuyor.Ah benim emeklilerim ah.
KARIŞIK MODA
