Akdenizin üçüncü büyük adası olan Kıbrıstan Türk izlerini silmek için yıllarca çabalamış Yunanistanın adadaki Rum halkına destek vererek kan dökülmesini teşvik ettiği zamanlar,Türk askerlerinin düzenledikleri barış harekatıyla sona erdi.Adanın kuzeyinde kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ;yurdumuzun veya dünyanın bir çok yerinden turist gelmesiyle kalkındı.
Ben de bulduğum bir imkanla emekli subaylar derneğinin adaya düzenlediği tura kayılabildim. Bu tarihi adayı görebilmek beni hep mutlu etmiştir.Her yeri çok güzel olan Kıbrıs’ın özellikl en güzel şehri, masmavi denizi, ve kumsallarıyla Girnedir.Mağusa ve İskele ve Lefkoşede görülmeye değer olabilir. Bunun adada haçlılardan Osmanlıdan kalan çok sayıda tarihi vardır.Ben çok sayıda cami, kilise,tapınak,manastır görmüştüm.Ancak en çok etkilendiğim ve ağladığım yerler Barbarlar Müzesi ve Türk şehitlikleriydi.Rum mezalimi ile çok sayıda masum soydaşımızın hayata veda etmesinin acısını görmezden gelmek mümkündeğil oraları gezerken.Hele Türk alayı doktorunun eşi ve evlatlarının banyo kuveti içinde katledilişlerini görüp ağlamamak imkansız.
Bu acıların yanısıra dallarını kıracak kadar bol poratakal, limon ve mandalina ağaçlarını görmek,eğlence ve oyun mekanlarının bulunduğu otelleri gezmek,güneşindendenizi den yararşanıp lezzetli deniz ürünlerinden tatma hoş bir tat veriyor insana.Benim grubum mersin taşucundan aday giden küçük bir feribotla gittiği için yaklaşık 2.5 saat Akdenizin büyük dalgalarıyla didişmek zorunda kalmış,zor zamanlar geçirmiştik.
Şimdiki imkanlar daha farklıdır elbette.Ben Güzelyalı denilen yeri de sevmiştim.Doğa güzelli harikaydı.Gitmek isteyene iyi yolculuklar dilerim.

Dediler ki