KOŞ KOŞ

“Bir yerde okumuştum;
Atlar yorulduğunu anlamadığı
için,koşarken çatlayarak
ölebiliyormuş.”Benim sonumda böyle olacak😁galiba.

He ben at mıyım? Merak ediyorsanız artık itiraf edeyim.Değilim. Ama atlar kadar güzel koşturduğumu beni tanıyan hiç kimse inkar edemez.Ayaklarımın basenimde iz bıraktığı çok olur.

Basen mi?Ay kibarlıktan da kırılacağım.Basen dedim ya basen😁.Neyse ha basen, ha….. Ne fark eder ayaklarım oraya değer hep benim.Dert üstü deva üstü,işten kaçan bir yapım olmadı hiç.Huy değiştirme şansını elde ettiğim bir operasyon bile beni bu telaşlı halimden kurtaramadı.Benim hayatım çoklukla koşturmak ve çok yorulup yatmak arasında geçer.Oturmak ise benden nasibini çok alamaz.Pek sevmem kendisini.Otur otur ne öyle. O zaman da yoruluyorum ben…Ya koşturacaksın, ya uyuyacaksın. Hayat böyle güzel geliyor bana.

Niye yazıyorum şimdi bunları size ne benim koşmamdan, koşarken ve yorulurken ayaklarımın şeyime değdiğinden.Size ne yavuuuuuu?Yazmak için bir amacım var mı?Yok. Yazdıklarımdan  çıkarılacak bir anafikir var mı?Ne bileyim ben.

Ne bileyim dedim de aniden ufkum açıldı bakın. Şöyle bir anafikir çıkarabiliriz satırlarımdan belki.Ben atlar gibi koştururken kendimi çokça ve sıklıkla ihmal ediyorum ya.O geldi şimdi aklıma.Her şeyin fazlası çok zararlıdır hep.Fazla fedakarlık göreviniz haline gelip,size vefasızlık olarak geri dönebilir.Dönebilir değil,kesin ve son kararımı yazıyorum DÖNER.

O zaman bu metni boşa okumamış olun ve at gibi çok koşup çok yorulmayın. Kendinizden önce hep başkalarını  sevip, düşünmeyin.Ve eğer geç kaldıysanız bütün bunları başarmak için.Çatlarken sulu sepken ağlamayın.(Söyleyene, akıl ve öğüt verene bak amuda kalk😁😁😁)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir