Ne zaman Ramazan ayı gelse benim sıcacık pide yeme iştahım hep artar.Oruç tutayım,tutamayayım mutlaka pide alırım bu ayda ben.Benim için Ramazan, sanki pide demektir.
Çocuk yaşlarımda sokağımızın başındaki fırının önünde kuyruğa girip,eve iftar saatinde sıcak pide getirmek benim görevimdi.Sokakta oyunu bırakma pahasına bunu zevkle yapardım.
Çoğu zaman annemin kase içine koyduğu yumurtalarla gider, yumurtalı pidelerimizi yaptırır,kapıp gelirdim.Çoğunlukla tekne orucu tutmuş onu da saatler önce açmış olduğumdan,eve gelene dek pidelerin ucundan kemirir dururdum.
Dumanı tüten mis gibi pideyi yemeden eve varmam hiç mümkün olmadı benim.Önce ergenliğe,sonra genç kızlığa geçince pide nöbetçiliğim son buldu. Fırın önü kuyruklarında beklemek ve pide kemirmek erkek kardeşimin görevi oldu.
Sahura kalkmanın tadı,iftarda toplaşmanın hazzı,ezanı beklemenin heyecanı,top atışını duymanın güveni ve bir zeytin,bir yudum su ve sıcacık pideyle oruç açmanın huzur ve gururu artık olmasa da; ben hala ramazan davulcusu geçsin diye beklemeye ve sıcak pide almaya devam ediyorum.
Bizim davulcu artık motorize olduğundan dün gece caddeye girişiyle çıkışı bir oldu.Arabanın arkasından baka kalsam bile davul çaldımı çaldı işte.Sıcacık pide de alındı mı alındı?
Eller ve gözler semaya yönelip dualar edildi mi edildi…Bundan başka ne ister ki samimi bir inanan.
Ramazanı hakkıyla ve dürüst yaşayan gerçek inananlara sabır ve kolaylık diliyorum. Allah dua ve oruçlarını kabul etsin inşallah.
