Şimdi ben çok ciddi bir şey yazacağım.İçinizden birileri “sudan şeyler bunlar, boş geç deyip”beni delirtecek.Ama ben bu mutluluğu onlara bırakmayacak once kendimi delirtip sonra yazımı yazacağım.İşlem tamam.Şimdi emrediyorum oturun veya yatın bir yere benim yazımı okuyun.
Hangi ülkede bir bardak suyu içmek bu kadar derin düşünmeyi gerektiriyor bilmem.Ama memleketimizde bu konuda bile derin bir kaos içindeyiz.
Yoksa ben mi kaos yaratıyorum bu ise hiç belli değil.Bakın sevgili okuyucular,siz karar verin duruma.Günde en az 1.5-2 litre su içilmesi gerektiğini öğrendik mi hepimiz.. ÖĞRENDİK.
Peki ama suyu neyle nasıl içeceğimiz karışık.Pet şişe olmayacak,cam şişe olursa kapağı metal olmayacak yoksa CISSS,cam şişelere pet şişe kapakları uyuyor mu?HAYIR.Pet şişelerdeki sular sıcakta güneş altında kalırsa ne olur.UFFFF oluruz.O zaman plastik damacanalar niye açıkta bekliyor taşıyıcı abileri?
Cam damacanalı su dağıtım şirketi var mı?Bilmem.Uludağ zirvelerinden komşu musluklardan gelen tüm sular sağlıklı mı? Bilmeyrum.Aynı yerden geliyorsa neden fiyatlar farklı?Gak guk…SÖYLESENE SÖYLESENE HADİ.
😛
İşte al su deyip geçemeyeceğin tasa üstüne tasa.Suyun bile tadı yok.Yap yalağı, içine yumul en iyisi.
Dediler ki