ŞÜKÜR

Hayatımızla ilgili bir çok şeyden şikayet edebiliriz.Bizi mutsuz eden nice sebep sayabiliriz.Yaşadığımız zamandan, ülkemizin şartlarından yakınabiliriz de.Ancak şöyle sakince düşünüp olumlu bakıp  daha kötü durumları hatırladığımda bu dönemde dünyadan geçiyor oluşuma yine de şükür ediyorum.Evet zor zamanlardan geçiyoruz.Ama yaşadıklarımızdan çok beterlerini yaşamış insanları unutmamak da lazım.Mesela
İslamiyet öncesi Cahiliye döneminde Arap yarımadasında dünyaya gelmiş bir kız  çoçuğu olsaydım,diri diri toprağa gömülüp öldürülseydim.Ya da yahudi olup Hitlerin gazabına uğrayıp toplama kamplarında yaşayıp yok olsaydım.Holokosta uğrayan altı milyon yahudi içinde olsaydım. Sırp askerler,ermeni çeteleri, işkence etseydi Türk ve Müslüman olduğum için hayatım zindan olsaydı. Bunlar bir iki dakikada aklıma gelen kanlı olaylar.Nice kötü olay var tarihte bunlar gibi sayabileceğimiz.

Câhiliye  Arapları’nda kız çocukları iki usulde öldürülüyordu. Bunlardan biri, hamile kadının doğumunu arazide yaparak çocuğun kız olması halinde onu kazdığı bir çukura kendi elleriyle gömmesi, diğeri ise genellikle altı yaşına girinceye kadar yaşamasına izin verilip daha sonra babası tarafından gömülmesi şeklindeydi. Şükür ki bunlar gibi acılara  rast gelmedik.Ne gömen olduk ne gömülen.Hayata gelme şansını elde etmiş ama kısacık ömrüne büyük acılar sığdırarak erkenden  veda etmiş nice insandan biri olabilirdim. Olmadığımı düşünmek bugüne şükretmem gerektiğine çok inandırıyor beni.


Elbette ben beterlerini düşündüm, bir de çok üst düzeyde zenginlik ve mutluluk içinde yaşamakta vardı.O da talihli yanımız olurdu işte.Tahta oturmak da vardı,toprağa canlı canlı gömülmekte.Fazla derin düşünüp ayardan çıkmadan şükür deyip susmalıyım sanırım.



*Holokost
Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Almanyası’nın Yahudilere uyguladığı soykırım

Kitap içinde yayınlandı