Oldum olası kemikleri kolay sayılır eti yağından,yağı ilik ve kemiğinden çabuk sıyrılır bir anatomik yapım olmadığını biliyorsunuz.
Balık eti mi desem,tombili,tombul veya aynı içerikli sözcüklerle mi betimlesem kendimi.Kararsızım ama şişmanım kısacası.
Geçmişime spor sığdırmış olduğum için, kuvvetli olduğum söylenebilir.Hani şöyle vurdumu devirir cinsten bir kadınken, bu günlere gelebileceğime hiç inanmazdım.
Çok eskiden değil şöyle 5 sene önce,evin içindeki en ağır mobilyanın yerini bile tek başıma değiştiren, tutup fırlatan ben,şimdi 1 kgluk poşeti taşırken tıklıyorum.
El parmaklarımdan başlıyarak omuz ve sırtıma giden tüm kemikler ağrıyor. Boyun fıtığı,düzleşme ve kireçlenmenin çok hızlı oluşan bu sonucu çok acı verici.
Oysa ben Kırkpınar meydanında az cazgır ağlatıp,çırlatmamıştım.Dambılları oyuncak yapmıştım ellerimde.
Neydim ne oldum ah ah.
Bu satırları okuyan genç ve ağrısız okurlara ne kadar yabancı ve komik geliyordur bu satırlar. Ancak diz kapaklarındaki gıcırdamalar, boyundaki sertleşme ve donmalar çok ani yakalıyor insanları.Ağrıyan bellerinizi de sakın yabana atmayın.
Eğilsen doğrulamıyor, doğrulsan oturamıyor,otursan yatamıyorsun vesselam.
Türk mileti mücadele dolu bir hayatı yaşadığından olacak kemikleri erken yaşta sızılarla tanışıyor. İskeletleri deforme oluyor çabucak.Yaşımın ilerlemediği zamanlarda baston kullananlara özenir, aksesuar olarak bile taşıyanlara hayranlık duyardım. Şimdi merdiven çıkmaya yarayacağını bilsem kullanacağım ama hayır bu sefer yaşım ortaya çıkacak diye gençlik havalarındayım bu nedenle kullanmam.
Bastonu,yelpazeyi,ağızlık,gözlük ve şapkayı kendine has tavırlarla taşıyan özel kadınları çok beğenirim ben.Bir de özgür,umursamaz,öz güvenli sağlam karakterli kadınlara bayılırım.Sanki onların ne sırtları ne bel ve dizleri ağrımaz gibi gelir bana.Ağrımaz mı gerçekten?
TOMBİLİ

Dediler ki