YASAK

Geçen sene, Uçurtmayı Vurmasınlar filmini çok sevdiğimi, etkilendiğimi ve unutmadığımı anlattığım bir günlük yazı yazmıştım.Yine çocukluğumda uçurtmalar yapıp uçurduğumu söylemiştim.Kuyruğunu ağaç dallarına takıp yırttığım çok uçurtmam olmuş, bakıp bakıp çok üzülmüştüm.

Duygu ve düşüncelerim aynı hala.Uçurtmaları çok seviyorum.Lüksten uzak masum çocuk yanımın, özgürlüğün simgesi onlar benim için.Geçen gece gazeteden uçurtma yapıp camdan uçurdum inanmazsınız.Bu nedenle onlarla ilgili her haber de dikkatimi çekiyor.

Mesela bir aralar Afganistan’da, meleklerin kanatlarına takılıyor diye uçurtma uçurmak yasaklanmıştı. Bizim Mersin ve Adana illerimizde ise elektrik kablolarına takılıp elektrik kesilmelerine sebep olduğundan uçurtma uçurulması yasaklanmıştı.Ne sebeplerle olursa olsun yasaklar çok can sıkıcı.Çok mutsuzluk verici.Mesela şu 65 yaş üstüne saat 20.00 den sonra verilen dışarı çıkış yasağı çok anlamsız.Sanki her gece o saatlerde sokaklardaymışız gibi, o saat gelince gezmek istiyoruz. Yasak diye gıcığımıza gidiyor,cazip hale geliyor,delleniyoruz. Uçması yasaklanmış uçurtmalar gibiyiz.Oysa ne meleklere,ne direklere bir zararımız yoktu ki bizim.Biz sadece deniz üstüne inen yakamozları toplamak istiyorduk.

Ancak yasaklıyorlar.Onlar yasaklamayı seviyorlar, ama ben yasaklayanları sevmiyorum.Uçurtmaları yasaklayanlar ehhhh ehhhh pisssss kakaaaaa.Uçurtmalar cici ciciiiiiii…

Kitap içinde yayınlandı