YETER ARTIK

Bugün kediler günüymüş.Bilip takip edip,evimde beslediğim için değil, günlük haberleri okurken görüp öğrendiğim bir bilgiyle günün yazısını paylaşmak istedim.

Yılın bir çok gün ve haftasının anlam ve önem yüklenmiş olduğunu sizler de biliyorsunuz.Öğretmenlik yıllarımızda BELİRLİ GÜNLER HAFTALAR başlığı altında anılacak ve kutlanacak günlerimiz olur,evlatlarımızla birlikte bu günlere uygun çalışmalar yapar,duvar gazeteleri çıkarır veya törenler yapardık.

Emekli oldum bir çoğunu unuttum tabii.Milli bayramlarımız dışında diğerlerini, bilgi uyaranları olmasa pek bilemem.Kediler gününü de bilemediğim gibi.Kedi,köpek, kuş çok seven ve evlerinde onlarla birlikte olmayı seçmiş çok arkadaşım var benim.Bu satırları okuyacağını umduğum çok fanatik sevenlerim bile var.

Bazı olaylara onlar kadar duyarlı,onlar gibi duygusal tepki veremesem de, içimin en az onlar kadar yandığını ve onlar gibi öfke dolduğumu bilmelerini isterim.Aynı en son minik kediğici hunharca öldüren vicdansız şeytanın oğluna duyduğum ölçüde nefret ediyorum bu canlara zarar verip,eziyet edenlerden.

Çocukluğumuzda” kedi ezen, öldüren cami yaptırmak zorundadır” sözünü çok duyardık.Aklımızın ermediği zamandan beri koruduk kolladık,besledik onları.Sevmek için illaki evimize almak zorunda olmadığımıza inandık,hep kollar olduk onları.

Son yıllarda bu canlara yapılanların; merhametli, vicdanlı ve inançlı insanlar tarafından anlaşılıp kabul edilmesi mümkün değil.Gereken tedbirlerin hale istenilen ölçüde alınmaması insanı isyankar ve umutsuz da yapıyor.Bekliyoruz bekliyoruz.

Küçümen kediyi tekmeleyerek öldüren ve mahkemece serbest bırakılan şerefsiz ile onu dışarı salabilenlerin kaç cami yaptırması,kaç hatim indirmesi gerekir acaba?Ben şaştım,dilerim yüce rabbim şaşmaz hesabında.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir