1990 lı yılların efsane oyuncusu Meg Ryan’ın günümüze ait bir fotoğrafını gördüm bugün.
Sana bunu yapan yıllar,sana böylesi küsen hayat bana neler yapmaz Megciğim diye hayıflandım.Romantik komedinin aranan yıldızlarından olan Meg Ryanı çok severdim ben.Filmlerini defalarca izler, gülerdim.Artist defterlerime dergilerden fotoğraflarını keser yapıştırırdım.
Bugün gördüğümde; o hayranlık duyduğum kadının aynı fiziksel güzellik ve gençlikle olmadığını fark etmek, aksine basından uzakta geçen yılların benim onda hoşuma giden her şeyi alıp götürdüğünü görmek çok acıydı.Sanki ben ona sevgi duyduğum gibi 14-15 yaşlarındaydım da Megciğim benim anneannemdi.Seneler ona düşman, bana dosttu sanki.
Geçen upuzun zamanı,bu zamanın bizlerden koparıp aldıklarını kendimizden çok başkalarında daha iyi anlarız zaten.Beşikteki oğlanın,topa smaç çakan delikanlı olduğunu algılamak,arabada kucağına oturtturduğun için üstüne çiş yapan minik komşu kızının babaanne olduğunu duymak çok zor geliyor artık.
Aynı gönlümde yerini hiç kaybetmemiş,sevgisi hiç azalmamış, ünlülerin diğer aleme gidişlerine duyduğum üzüntü gibi ağır ve zor geliyor.
Hayatı, hayatın getirip, götürdüklerini,kime cimri kime bonkör davrandığını anlayalı çok uzun vakitler oldu.Ben geç değil, genç olgunlaşanlardan oldum çok şükür.Ancak hala geçmişini çok iyi bildiğim bazı isimlerin şu anki hallerini ve ölümlerini kabul etmekte zorluk yaşıyorum.
İnsanız işte acizlik bacaklardan akıyor.