Ankara’nın bir köy ortaokulunda sudan çıkmış balık misali sınıfın ortasında kaldığım,ellerimi nereye koyacağımı bilemediğim o ilk öğretmenlik günümde takvimler 15 Mart 1978deydi.
O zamandan bu zamana, 15 Mart hep özel oldu benim için. Görevdeyken kademe veya derece alacağım, kıdemim artacak, maaşıma zam gelecek merakı ile hep bu günü bekledim.
Bu beklentilerim sona erdi,köşeme çekildim ama hala bugünü kendim için özel kılıyorum.21 yaşındaki o cıvıl cıvıl,azimli,sevgi dolu,yarasız beresiz,acısız,özlemsiz Aytül’ü en içten haliyle hatırlıyorum. Mesleğine,insanlara duyduğu güven,sevgi ve merhameti kıskanarak özlüyorum.
Takvimlerden eksilen her 15 Martta ben bana üzülüp,kendi minik ama gönlü kocaman,öğrencilerine sevdalı o genç kadını anıyorum.Bugün bu kaçıncı 15Martım söylemiyeceğim size.İçinizden meraklı istekli bir dostum belki yoruma yazar da hepimiz bilgileniriz.
Ben Martın 15 ini beklemekten değil de saymaktan yoruldum galiba. Ama şükür bugüne yine buluştuk,milli😄vatani, tarihi,özel,bayram😄 nitelikli günümle gene.Nefesim ve aklım var oldukça bana kendi ekmeğimi armağan eden bu günü hiç unutmayacak onu hep sevip,hoplatacağım.
Boru mu be, Hukuk Fakültesini kazanamadı diye gözündeki yaş kurumamış 1.50 lik tombik Aytül; sevgisini, gurur ve mutluluğunu ömrünce taşıyacağı öğretmenlik mesleğine bu tarihte başladı.Böyle bir başlayış ve böyle onuru yaşayış her kula nasip olmaz cicim.Bırakın şımarayım,bırakın övüneyim,dokunmayın bugün bana 15 Martımı yad edeyim.
15 MART
