Yağmur yağıp arkasından güneş açtığında çok mutlu çocuklar olurduk biz.Kurumamış toprağa ellerimizi daldırır,çamurdan oyuncaklar yaparadık. Bizim çocukluğumuzda çoğu ıyuncağı kendimiz yapardık. Oyuncağımızın değerini, hayal gücümüz belirlerdi; elbette ki, paha biçilemezdi eserimize. Biz hiç, “baba bana bu oyuncağı al” diye ağlayamadık ve hiçbir arkadaşımızın oyuncağını da kıskanamadık. Çamurdandı ne de olsa…
SERAMİKÇİLER




Dediler ki