L4- L5 nedir söyleyin bakayım.Bilmezseniz çok fena ayıplarım sizi.Bir insan L4 ile L5 i bilmiyorsa,ondan hiç bir şeyi bilmesini bekleme artık.Bu kadar cahillikte çok fazla ama…Ben katlanamam bu kadar kültürsüzlüğe bilmeyen hemen terk eylesin benim etrafımı…Benim ilişkimi yürütebilmem için bu 4 ve 5 i bilmeli tanıdıklarım😋😋😋 Hey sen,hala bilmiyorum gibi…

daha fazlasını oku

YA CEHENNEM OLMASAYDI

Sizler okuyun diye ben bu satırları yazarken odaya ışığı ve sesi yayılan televizyonun ekranında koşuşturan, didişen, vuran kıran,ağlayan,bağıran ölen insanların görüntüleri yansıyor. Dakikalarca ekrana bakıp kalıyorum.Yüzlerdeki,gözlerdeki acıyı,dehşeti,korkuyu büyük bir üzüntüyle izliyorum. Son zamanlarda daha sık düşündüğüm bir şey var.Onu sizinle paylaşayım şimdi. İyi ki biz inananlara cehennemin varlığı bildirilmiş.Bir de…

daha fazlasını oku

VURGUN

Dünyada doydukça acıkan canlının adı nedir?Gibi  yanıtı için üstün bir zeka gerektirmeyen soruyu size yöneltsem inanıyorum ki solo halinde  ve hep bir ağızdan hepiniz İNSAN diye yanıtlarsınız. Çünkü hepinizin, midesinden geçtik  aç gözünü  doyuramamış hırs ve tamahtan kıvranan tanıdıkları olmuştur.Tüm derdi, para olan hasta ruhlu insanlarla hayatınızın tamamında veya bir…

daha fazlasını oku

FİLOZOFCA

Bu aralar filozofluğum üstümde.Pek bir düşünüyor,pek bir sonuca ulaşıyorum.Ulaştığım yerden de cevherler yumurtlamak için sarılıyorum klavyeye.İlla yazacam.Derdim yazmak.Bahane buldum mu çalakalem ( çala klavye😋)döktürüp duruyorum. Bu satırları Ankara da özel bir hastanenin kantininden size yazıyorum.Eşimin tedavi gördüğü zaman süresince,kitap okuyor,bulmaca çözüyor ve bazen sizlere yazıyorum.Günün öğleden sonraki bölümü bu kantinde…

daha fazlasını oku

DİKKAT ŞOFÖR

Evimize çok yakın hastanede fizik tedavi seanslarına katılan minnak kocamı,yürüyerek tedavi odasına teslim edip her gün tekerlekli sandalya ile teslim alan ilk kadın olarak Ankara tıp tarihine girdiğime inanıyorum. İnatla kantin demeye devam ettiğim hastane kafesinde, seansın bitimini bekleyip tedavi katına her çıkışımda herkes hoplaya, zıplaya giyinip giderken ben yatağa…

daha fazlasını oku

SES VER

Hani kimileri “Ağız benim dil benim istediğimi söylerim” deyip geziyorlar ya aramızda. Onlara söyleyecek nice sözümün en önemlisi;İstediğini söylersen, istemediğini duyarsın olur. Yıllar boyu beni en çok üzüp, kıran insanların ortak özelliğidir ağızlarını ve dillerini serbest bırakmak.Bu karakterdeki insanların umurunda olmazsınız hiç.Onlara sizin hakkınızda bir karara varmışlardır. Çırpınsanız,yakanızı paçanızı yırtsanız…

daha fazlasını oku

SEVGİLİM

Ne adını duymuş,ne çalıştığı gazeteyi almış,ne bir yazısını okumuş ne de savunduğu fikirleri duymuştum kaldırımda boylu boyunca yatan adamın. 2007 yılında bir suikastle hayata veda eden ayakkabısının altı delik gazetecinin adını ilk kez arkasından yapılan konuşmalarla öğrenmiştim.İstanbul un bir cadde kaldırımında, üzerine serilmiş gazetelerin altında yatan Hrant Dink in bir…

daha fazlasını oku

KÖR ÖLÜR

“Bu hayatın kıymetini kaybedenler biliyor”dedi kadın.Hak verdim ona.Gerçekten hastalanınca sağlığımızın,üşüyünce sıcağın,parayı kaybedince paranın kıymetini bilmez miyiz biz? Eşyanın veya insanın kıymetini bilmemiz için illa onu kaybetmemiz mi gerekiyor?Bizden gitmesi,ayrılması, terk etmesi,ölmesi mi gerekiyor sevgilinin kıymetini bilip değer vermemiz için…Yaşarken sürekli didişip,birbirinin gözünü bile oymaya kalkan evli çiflerden birinin vefatından sonra,…

daha fazlasını oku

NİYE ŞİMDİ

Kocasına  kırılmış arkadaşım beni arar anlatır,anlatır. Ben dinlerim.Müdürüne kızan yakınım beni arar,sayar söver. Ben dinlerim. Çocuklarına hırslanan komşum beni arar, ağlar.Ben dinlerim.Pazarcı kabzımala kızar dert yanar.Ben dinlerim.Bakkal toptancıya,kasiyer satış müdürüne söylenir söver.Ben dinlerim. Ben genelde hep dinlerim zaten.Susarım ve dinlerim.Rahatlamalarını beklerim  anlatıcılarımın. Teselli ederim,yardımcı olmaya çabalarım.Anlayıp,hak verdiğimi belli eden sözcükler…

daha fazlasını oku

GEÇ KALMA

Bugün satın alınan çiçeklerin büyük bir çoğunluğunun mezarlıklara götürüldüğünü biliyor musunuz?Uzmanlarda bu görüşümü destekliyorlar buna inanın. Kabristana ziyarete giderken çiçek götürenler merhum yakınlarına yaşarken gereken değeri vermişler miydi acaba?Geç alınmış bir armağan, geç kalınmış bir sevgi gösterisi, özür dileyiş belki de bir pişmanlık mı  insanları kucak dolusu çiçeklerle mermer taşın…

daha fazlasını oku