TUT RUHUNU

Islak ve kuru kağıt mendiller,havlular ne kadar çeşit ve markayla girdi değil mi hayatımıza? Yeri sil,camı sil,olmadı popo sil,vücudu sil, elini sil .Renkli, o kokulu bu kokulu, büyüklü küçüklü artık  ıslak mendiller her yerdeler. Bebek ve hasta bakmak bile artık daha kolay.Al ıslak havluyu sil her yeri.Bitti.Yere ne damlatırsan damlat…

daha fazlasını oku

BOHÇACI

Gençlik günlerimiz,online alışverişi ve kargocuları  bilmez bizim. Benim yaşıtlarım bunların işini yapan bohçacı kadınları çok iyi hatırlarlar.Evlerimize,mahallelerimize kadar gelir, bohçalarındaki çoğunluğu kaçak olan mefruşat ürünlerini satarlardı.Kız evlendirecek bir çok anne bu satıcılardan sandık çeyiz eşyası alırdı.Havlular,örtüler,iğne oyaları,yatak örtüsü takımları ve daha neler vardı bu kadınların sırtlarında taşıdıkları bohçaların içinde. Çok…

daha fazlasını oku

TARİH UNUTMAZ

Tarihin unutkanlığından bir şeyleri kurtarabileyim diye çabalıyorum.Çabucak yazmak ve kalıcı kılmak bu nedenle çok önemli.Yazlığımız Balıkesirin Edremit ilçesinde Güre ve Altınoluk arasında.Çanakkale yolu bizim önümüzden geçiyor.Her yere çok yakın,merkezi bir konumda.25 yıldır yaz aylarında Edremit körfezine kıyısı olan tatil beldeleriyle,İzmir  ve Çanakkale gibi güzel şehirleri gezme şansımız oldu.Evimizin kuzey cephesi…

daha fazlasını oku

GURBET

Evde oturduğunuz zamanlarda sizleri biraz oyalamak için yıllar öncesine gurbet günlerime dalmış anılarımı yazmıştım. Bugün iklimi sert insanları mert diyardan  bir anı daha paylaşmak istiyorum.Dilerim o da sizi mutlu eder. Erzurum Adliye lojmanının 5.kat 25 numaralı dairesinin kapı zili, Ankaralı yeni gelin Aytül geldiğinden beri hiç kimse tarafından çalınmamıştı.6 katlı…

daha fazlasını oku

ANILAR 1

Balıkesir Orta Okulunda sosyal bilgiler öğretmeni olarak görev yaptığım yıllarda çok başarılı sınıflarda çok çalışkan çocukları okuttum.Ders işlemenin, öğretmenin bir eğitimci için zevk olabildiği mutlu zamanları çok yaşadım. Mesleğim hiç bir yönü ile beni zorlamadı.Büyük bir çoşku ile okuluma gittim hep.Mesai arkadaşlarımı ise aynı değerde buldum,dostluk gördüm.Burada edindiğim bazı arkadaşların…

daha fazlasını oku

BAYRAM YOK

Annem çay demlememişse, babamla abim namaz dönüşü simit getirmemişse,ablam süslenmemiş ben  kırmızı ayakkabımı giymemişsem bayram yok,bayram gelmemiş demektir. Büyüktür deyip bir eli  öpemiyorsam, dudağımı bir küçüğün yanağına dayayamıyorsam bayram yok,bayram gelmemiş demektir. Kalplere sevinç   düşmüyorsa,umutlar tazelenip yüzler gülmüyorsa, aç karınlar doymuyorsa bayram yok, bayram gelmemiş demektir. Bir ana ağlıyorsa,bir çocuk…

daha fazlasını oku

ERİK

Sokağından geçen yoğurtcudan yoğurt alıp yiyen varmı bilmiyorum.Ama eskiyi unutulmaz kılan unsurlar içinde bu satıcılarda vardı. Yoğurtçu omuz askısının iki  tarafında sallanan tabla, sini ya da tepsi diyebileceğimiz kaplardaki yoğurdu bir tür mala ile, kaymak istemiyorsanız kaymağı yana iteleyerek, verdiğiniz kaba doldururdu. Yoğurdu tartmadan önce de, düzgün taş ya da…

daha fazlasını oku

MAZİ

“Eski günlerde çoğunlukla “bakır” olan mutfak sahan-kap-tencere-taslarının zaman zaman kalaylanmaları gerekir, bu sorunu da “Kalay yaparım/Kap kalaylarım/Kalayciiii” diye bağırarak dolaşan KALAYCI hallederdi. “Bıçaklar bilerim, / Makaslar bilerim / Bileyci geldi” nidalarıyla dolaşan BİLEYCİ , körleşen bıçak ve makaslarımızı keskinleştirirdi.  Kendisine verilen bıçağı-makası omuzundan indirdiği sehpasına yerleştirilmiş olan “biley çarkı”na tutar…

daha fazlasını oku

19 MAYIS

Milli bayramlarımızdan  19 Mayısın, stadyumlarda düzenlenen törenlerle kutlandığı yıllarda heyecanımız kadar sorumluluklarımız da fazlaydı bizim.Bizim diyorum öğretmenleri kastediyorum.Bir de okulda idareci olanları. Çünkü bu törenlere okulumuzdan öğrenci grupları katılıyorsa beden eğitimi öğretmenleri kadar, müdürlüğün görevlendirdiği idareci ve  öğretmenlerde çalışmalara öğrencilerle birlikte katılır,düzeni sağlarlardı. Günlerce süren provalarda okul içinde ve sahada hep…

daha fazlasını oku

ÇAMAŞIR

Çamaşır makinelerinin evlerimize  girmediği eski zamanlarda çamaşır yıkamanın zorluğunu yaşamış bir insanım ben.Koca leğenlerin içinde çamaşırların çitilendiğini,kilim battaniye gibi suya batınca iyice ağırlaşan eşyaların ise ayaklarla ezilip kirinden arındırılmaya çalışıldığını gördüm. Bazı iç çamaşırlarının ve evde dikilmiş bebek alt bezlerinin kazanlarda karıştıra karıştıra kaynatıldığını da izledim. Çamaşır sopasıyla kaynayan kazanı…

daha fazlasını oku

DİZİLER

Geliyorum  geldim, ıhhh gelemedim ama geleceğim tarzı oyunlarıyla bizi günlerdir oyalamaya devam eden yazın geldiğini seyretmekten zevk aldığım bazı televizyon dizilerinin final yaptığını görünce anlar haldeyim aslında. Üzülsem de bitiyor bazı seyirlikler.Olsun biri biter, biri başlar elbette. Televizyonla pek barışık değilim ben.Gündüz hiç seyretmem,gece de sevdiğim bir dizi varsa o…

daha fazlasını oku

SERAMİKÇİLER

Yağmur yağıp arkasından güneş açtığında çok mutlu çocuklar olurduk biz.Kurumamış toprağa ellerimizi daldırır,çamurdan oyuncaklar yaparadık.  Bizim çocukluğumuzda çoğu ıyuncağı kendimiz yapardık. Oyuncağımızın  değerini, hayal gücümüz belirlerdi; elbette ki, paha biçilemezdi eserimize. Biz  hiç, “baba bana bu oyuncağı al” diye ağlayamadık ve  hiçbir arkadaşımızın oyuncağını da kıskanamadık. Çamurdandı ne de olsa…

daha fazlasını oku

TÜTÜNCÜLER

Tavla oynamayı çok seven babaannemin bir diğer çok sevdiği birinci sigarasıydı.Kızı oğlu sigara içmeyen bizim büyük hanım keskin tiryakiydi.Dudağının kenarından düşürmezdi sigarasını. O zaman Tekel tarafından çıkarılan birinci sigarası tiryakilerin tercih ettiği bir sigaraydı.Benim hatırladığım filitresizdi.Babamsilahlı kuvvetler sigarasından annesine akıp gelse de babaannem birinciyi terk etmedi. Türkiyede üretilen ilk modern…

daha fazlasını oku

SOMYA

Eskiden somyalarımız vardı.Gündüz konuk oturur,gece yatak olurdu.Somyalarımızın diktirlmiş kılıfları ve minderleri vardı. Kimsenin oturmadığı zaman çocuklar üstünde zıplar dururduk.Yaylarını çökerttiğimiz çok karyola eskitmişliğimiz vardır.Sobalı evletdeyken somyanın altına çamaşır sebepleri konurdu.Eşya konacak fazlaca dolap yoktu. Sonra salçalı ekmeklerimiz vardı karnımız acıkınca alır yerdik.Yoğurt sürerdik bazen ekmeğin üstüne.Toz şeker serperdik.Nutella daha tanımamıştı…

daha fazlasını oku

ESKİCİ

Eskici diye bağırıp gezen,on tane mandala evlerde ne kadar eski eşya toplayan amcaları tanıdınız mı siz de?Sin mahallenizden,sokağından geçerken durdurup babanızın eskimiş gönleğini pantolununu değiş tokuşa soktu mu anneniz?Plastik leğen kova mandal maşrapa aldınız mı hiç?. Gelişmişiz,internetten getirtir olmuşuz her şeyi.Banane be ben gelişmek istemiyorum.Eskicimi istiyorum.İçtiğim  gazozların  sakladığım şişelerini,birikmiş gazetelerimizi…

daha fazlasını oku

KÜSTÜM

Arkadaşlık ve komşuluk ilişkilerinde genelde başarılı bir grafik çizdiğim söylenebilir.Kimseyle büyük kavgalarım olmamıştır.Komşularımla hep sevgi ve saygı çerçevesinde yaşadım.Kimseye yük olmadım.Kimseyi kendi çıkarım için kullanmadım.Sevgiyi hayatı hep paylaştım.Ancak arkadaş statüsünde durum böyle olmadı.Yakınlık duyduğum,ortak yanlarımız var sandığım kişilerde yanıldım ben.Çok kırılıp görüşmeyi kestiğim bir kaç kişi var hayatımda.Çok iyi niyetli…

daha fazlasını oku

YAPMAYIN

Evlerimizin salonlarını misafir gelecek düşüncesiyle hiç kullanmazdık eskiden.Annemiz, bir misafir ağırladıktan sonra tekrar salonun temizliğini yapar kapısını kapatırdı.Yeni bir gelen olana kadar girmek yasaktı hepimize. Oturma odalarında oturur, salonumuzu müze gibi korurduk.Dağılır kirlenir,tozlanır diye çok korkardık.Büfe, sehba ve masa üstünde annemizin özenle ördüğü tığ işi örtülerimiz dururdu.Televizyonun telefonun,koltuk kollarının bile…

daha fazlasını oku

KUTLU OLSUN

Her ülkede kadın olmak zor.Her ülkede kadınlar;haklarını almak için mücadele verdiler, veriyorlar.Mutfakta aşçı olmaktan, sadece çocuk doğurmaktan ve itilip kakılmaktan tarih boyunca ezilen kadınların sesini   güçlü kadınlar,cesur ruhlar duyurabiliyor.Ölümsüzlüğü yakalamak,asırlar geçse de unutulmamak bu işte.Bizim ülkemizde de gönüllere yazılan arkasında silinmez izler bırakan muhşem kadınlar ve anneler elbette var.Ama tam…

daha fazlasını oku

BELKİ

Yazsam hayatım roman olur diyebileceğim bir hayatım olmadı benim.Sade,sakin bir hayat yaşadım.Masum fırtınalar içimde koptu benim. Mutlu bir ailenin mutlu çocuğu olarak büyüdüm.Mutsuzluk sebebi olacak hiç bir ailevi acım olmadı kişisel tarihimde. Sadece ölüm acıları yıktı beni.Sevdiklerimin erken kayıpları ayarımı bozdu. Sıkıntılarımı,bahtsızlıklarımı başkalarının acılarını görünce yok saydım hep. Maddi ve…

daha fazlasını oku

GÜZEL EVİM

1973 yılında lisede son sınıftaydım.Mezuniyetime   aylar varken evi taşıdık biz. Size uzun uzun yazdığım mutlu çocukluk günlerimin geçtiği evimizden ve mahallemizden taşındık . Babamın bir kooperatifte çeyrek asırdır parasını ödediği ama teslim alıp oturamadığı evi nihayet ittire kaktıra bitirilince biraz daha ferah bir ev diye taşınma kararı alınmıştı.Yeni ev hep…

daha fazlasını oku

KİRA

1996 tarihinden beri oturduğumuz anne baba evinden sağlık ve merdiven sıkıntısı nedeniyle taşınmak zorunda kaldık.Asansör olsaydı benim o evden ancak ölüm çıkardı ama böyle olmadı.Olamadı.Yine mahallemizde şartları bize uyan bir eve taşındık.Şimdi burada oturuyoruz. Aile evimize her gün bakıyorum.Perdelerimiz kapalı,kapımız kilitli. Ellere veremedim,kıyamadım.Ara ara anahtarımla giriyor,kalan eşyalarımızla oyalanıyorum.Anılarımı tazeliyorum.Çıkıp geliyorum.

daha fazlasını oku

EVİMİZ

Türk Silahlı Kuvvetlerine Albay rütbesiyle hizmet eden babam 1964 senesinde kendi isteği ile emekliye ayrılmıştı.Ben o zaman 7 yaşında ve ilkokul 2. sınıftaydım. Babamın aldığı emekli ikramiyesi aynı o yılın son iki harfi gibi 64 bin liraydı.Ömrünü şehir şehir gezip  kiralık evlerde  ve lojmanlarda  geçiren ev sahibi kahrı çok çeken…

daha fazlasını oku

ÇİÇEKÇİ

Aşırı derecede çiçek seven, bakan anne ve babamın sağlıklı zamanlarında onlarca saksımız vardı bizim. Evin güneş gören her noktasında  farklı renk ve isimde çiçeklerimiz dururdu. Bu çiçekler çok özenle sulanır, havalandırılırlardı. Bir tatile gideceksek küveti doldurur saksıları içine taşırdık tek tek.Tatil süremiz bile çiçeklere göre planlanırdı. Ben bir ara afrika…

daha fazlasını oku

YAZLIK SİNEMALAR

Televizyonların evlerimize gelmesi sinema ve tiyatroların  bir çoğunun kapanmasına sebep oldu.Eğlence biçimimiz değişti bu yüzden. Oysa yaz aylarında çok sık gittiğimiz açık hava sinemalarını çok severdim ben.Gecenin serinliğinde, yıldızları görerek  beyaz perde de film izlemek çok eğlenceli olurdu. Özellikle yazlık yerlerde veya kamplarda,hepimizin en büyük eğlencesi olurdu bu sinemalar. Çekirdek…

daha fazlasını oku

GEÇMİŞ GEÇMEMİŞ

Televizyonlarda olimpiyat oyunlarını seyretmeyi severdik.Kürsüye bir Türk sporcu çıksın,bayrağımız yükselsin  isterdik.Olmazdı,çok üzülürdük.Buz  dansı ve artistik buz paten gösterilerini müptelası olacak kadar merakla bekler izlerdik. Evlerimizde telefon yoktu.Evine telefon  bağlanmış komşularımızdan bu ko uda yarfım alırdık.Telefon almak için yaptığımız  başvuru çok yıllar sonra sonuçlanırdı. Başka şehirdeki akrabamızı aramak için postanelere gider…

daha fazlasını oku

AH BE HAYAT

Sihirli bir küreye bakarak ahkam kesmiyor,fala bakıp konuşmuyor,istihareye yatıp ilham beklemiyorum.Ne yazıyorsam  okuduğumun, gözlemlediğimin sonucu oluyor.Boş bakmıyorum  insanlara.Elim işte, gözüm oynaşta değil anlayacağınız. Gözüm kadar, kulaklarımda hep görev başında, kayıt yapıp duruyor.📍ANKARA’DA çarşıdayım.Alış verişi bitirmiş mahallemizde postahane karşısındaki börekciye kapağı atmışım. Börek derdinde değilim oysa.Bir 5 çayı ve ilacımı içmek…

daha fazlasını oku

ESKİDEN

Ben ilkokulayken;Öğretmenlere saygı duyulurdu.Dergilerimiz vardı.Oradan ödev verirdi öğretmenimiz.Sınıf içinde panolarımız vardı.Tarih şeridi,mevsimler,dünyanon hateketleri oradalarda sergilenirdi.Sınufımızda tahta bir kitapluk dolabımız vardı.Orafa kitapları saklar,okumak için kitap kolundaki arkadaşımızfan imza karşılığı alır,okur,getirirdik.İlk yardım eşyalarımız ve  ilaçlarımız olurdu dolaptaAnahtarı da görevli arkadaşımız tarafından saklanırdı.Beyaz yakalı, kara önlükle sıra olur her sabah andımızı her koşulda…

daha fazlasını oku