Yaşını saklamak

Yaşını saklamak,yaşını inkar etmek biz kadınların pek sevdiği huydur.Fakat şimdi erkekler de sevdi bu huyu. Geçmişte yaşını söylemeyen, ya da doğru söylemeyen kişileri ben de görmüşümdür.Ama benim kişilerin yaşı ve maaşı ile ilgili hiç merakım olmadığından dikkate almam bu saçmalıkları.Yani umursamam 9o lık bir kadın 25 yaşındayım dese. Sormam sorgulamam…

daha fazlasını oku

Kafes Arkası Yaşamlar

Kafes arkası hayatlarımızda 2.haftayı geride bıraktık.Kafes arkası dedim de geçmişte kadın kısmısı yaşarmış böylesi yasaklı günleri.Kendilerini erkeklere göstermeden kafeslerin ardından hayatı izlerlermiş.Şimdi de bizler hayatı pencerelerin ardından izlemek zorundayız.Gelme diye diye,gitme diye diye geçiyor günler. Ancak üzülerek görüyorum ki kafes arkası hayata inatla karşı çıkanlar var etrafta.Bu salgın bu koşullarda…

daha fazlasını oku

Afferin Kız Aytül.

Hiç olmadığım gibi davranmadım,hiç olduğumu saklayıp olmadığımla insanları kandırmaya kalkmadım.Eksiğimi,gediğimi,ayıbımı,günahımı hep bildim.Beceriksizlikle başarısız olduğum çoğu şeyin bilincinde olduğum gibi, çok başarılı olup beğeni ve taktir aldığım konularda da alçakgönüllü değilim. Kimi gün tüm gerçekçiliğim ve samimiyetimle sözcüklere döktüğüm zaaflarıma,kusurlarıma kimi okuyucuları inandırmak da zorlansam, abartmakla suçlansam da gerçeklerimi hep bildim…

daha fazlasını oku

Husband

Husband ingilizcede koca eş demek.Bizim sağlık bakanımız artık Fahrettin Husband.Çünkü sabah gazetesi Googleda yaptığı çeviride hatayı düzeltmeden haber yazınca bakanımıza yeni bir soyadı takıverdi.Biz artık her gece sayın Husband ın açıklamalarını bekleyeceğiz. Karantinadaki günlerimizde komik,traji komik veya çok acı paylaşım ve bilgilerle haşır neşir olduk.Bizi çok güldüren capsler ve videolar…

daha fazlasını oku

SON SÖZ

Adını canım yeğenim Özgür Yılmaz ın koyduğu e kitabımı blog sayfamda yayınladım .YARIN GELDİ BUGÜN NERDE? ARTIK BİTTİ SON SÖZ YARINLAR, Hep yarınları, beklemek ve düşlemekle geçti yıllar. İstediğimizi alamadık, YARIN dedik. Özleneni göremedik, YARIN dedik.  Dilediğimize ulaşamadık. YARIN dedik. Daha nice sevilen, istenen, hayal edilen, beklenen, dilenen,  umulan, arzulanan…

daha fazlasını oku

Benden Söylemesi

Ellerim kırık karga kanadı, ayaklarım dozer kepçesi gibidir benim.Elime alıp da düşürmediğim hiç bir şey yoktur.Düşmeyi beceremeyen ne varsa,sirk starı gibi avuçlarımın içinde parendeler atarak yerini bulur. 🤦‍♀️ Ellerimin adres okuma becerisi de sıfırın altındadır.Koymayı planladığım hiç bir ürünü adresine teslim edememişimdir.Önce düşürür sonra bir yere koyarım.İyi ki kargo şirket…

daha fazlasını oku

85-BİR MASAL İŞTE

BİR MASAL İŞTE Asırlar öncesinde, bir deniz ülkesinde güzeller güzeli bir kadın yaşarmış. Bakan bir daha bakar, saçlarının parlaklığından, gözlerinin renginden kendini alamazmış. İncecik bedeni, ölçülü zarif elleri ve bacakları, göğüsleri ve omuzları ile yürümez sanki kelebekler gibi salınırmış… Teni, bir su gibi berrak, saçları omuzlarından aşkın, dudakları kırmızıyı öğretirmiş….

daha fazlasını oku

84-DUYGULARLA RAKS

DUYGULARLA RAKS Cavidan ın güneşler açıyordu içinde çiçek çiçek, her renk tonuna binlerce yoğunluğu eklercesine pırıl pırıldı. Yağmurlar içinde yağıyordu, yaşanmamış unutulmuş her duygu yeşile çalıyordu, damlalarla bezenip. Mis gibi toprak ve gün kokusu yayılıyordu bedenine, ruhunda kuytu köşelerin serinliği. Her gün bir UMUT, bir SEVİNÇ demekti, yaşamak için sebepler…

daha fazlasını oku

83-SAHİBİNİ ARAYAN YÜREK

SAHİBİNİ ARAYAN YÜREK Sonrasını düşünmesiz, çaresiz bir elin yerinden çıkarıp denize attığından beri onu saatler mi,  günler mi yoksa daha uzun zamanlar mı geçmişti? Anlayamıyor. Acılarını, bilinmez yapayalnız ve karanlık bu yerden nasıl kurtulacağını düşünemiyordu. Bir o vardı, orada sahipsiz ve bedensiz. Yerden kalkmak için çabaladı YÜREK. Geçirdiği sarsıntı, yaralanan…

daha fazlasını oku

82-YÜREK ATMA TÖRENİ

YÜREK ATMA TÖRENİ Mavisini yitirmişti çalkanan deniz giymiş kışlıkları, şiddetli bir lodos koparıp alıyordu, hayattaki alışılmışlıkları.Sadece balıkçılar yaşıyordu günü, üzerlerinde yağmurlukları. Tuzlu bir ıslaklıktaydı Ebru nun yaşayıp, yaşattıkları.Ayakları canlandırdı ıslak kayalıkları.Yuvarlandı birer birer, o ıssız bayırın taşları. Ebru oturdu bir kayaya, yüzünde yaşamışlıkları. Onu tutup getirmişti oralara dindiremediği ıstırapları. Başbaşaydılar…

daha fazlasını oku

81-MEKTUP MÜGE

MEKTUP MÜGE Aldığı mektup sonrası çok kırılan, günlerce içine kapanıp sorgulamalar yapan Müge mektupta  okuduğu hiç bir sözü hak etmediği inancı ile Cihanın yolunu tercih ederek duygu ve hırsını kağıda aktarmış ve ona mektup yazmıştı.Madem ki Cihan kendisine bu yolla ve resmice  veda etmişti kendisi de ona aynı yolla git…

daha fazlasını oku

80-MEKTUP CİHAN

MEKTUP CİHAN Bir mesai gününü daha bitirip evine döndüğü akşam, her zamanki alışkanlığı ile baktığı posta kutusunda buldu, ondan gelen mektubu. Merdivenleri daha hızlı çıkarak ulaştığı kapının hemen arkasında çantasını, ceketini bir yana bırakarak yırtıp açtı mektubu.Mektupların insan hayatında yok olduğu sadece kredi kat ekstreleri doğal gaz elektrik su makbuzlarının…

daha fazlasını oku

79-SİZ HA? SEN HA?

SİZ HA? SEN HA? “Niçin coşku ve heyecanla dolmuyor içim daha bir yıl öncesi gibi? Önlenemez bir istek sarmıyor, etkisine almıyor beni. Sizi görmem için ayaklarım neden tersine gidiyor, gitmesi gereken yönün aksine? Niçin her kilometre, milyonlarla çarpılıp büyüyor ve korkutuyor beni?Düşünmediğim gerçekler, bir biri ardına nasıl hızla yığılıyor üstüme?…

daha fazlasını oku

78-ONLAR ŞANSLIYDI

77-ONLAR ŞANSLIYDI Yatılı okul yatakhanesinde, arkadaşlarının yatmaya hazırlandığı bir saatte  alt katta ki  yemekhane  penceresinden  atlayarak,   karıştılar karanlıklar içindeki okul bahçesine ve geceye. Disiplin ve dersler boğuyordu, Nuray ve Ülküyü. Ders notları da hiç  iyi değildi zaten.Okuma istekleri, her şeyi bir solukta yaşama isteklerinin arkasında kalıyor, hovarda yüreklerine söz geçiremiyorlardı.“Okuyup…

daha fazlasını oku

Karantinada Günler

Misafir sevmeyen ya da ev gezmesi istemeyen insanlara çok yaradı bu karantinalı günler.Artık rahatlar mazeret üretmelerine gerek kalmadı.Bahane cepte. Evlerine gelen yok giden yok oh yan gel yat. Gelin kaynanadan,kaynana damattan,damat bacanaktan kurtuldu böylece.Görümce gelini oyamıyor,kaynata gelini gömemiyor.Uzak kaldılar birbirlerinden. Ancak kimi evlerde iktidar gençlerin eline geçti.Gençler yaşlılara höt söt…

daha fazlasını oku

Corona

Çok büyük bir çoğunluğun evlerinde olduğu ve telefonlarını ellerinden bırakmadığı bu günler benim hep hayal ettiğim bir şeydi.Dışarlarda gezemeyen can sıkıntısıyla sosyal medyada her bulduğunu okuyan insanları istedim hep.İstedim düşledim.İnkar edip geçiştirecek değilim.Hep insanlar dursa durulsa ve benim yazdıklarımı okuyacak vakit bulsa dedim. O kadar zamanla yarışta, o kadar meşgul…

daha fazlasını oku

AKREP BURCUYUM

Burçlar kuşağının; hırslı,azimli, kıskanç,dalavereci,cimri,tehlikeli, hesaplı, para sever, sinsi olarak tanımladığı, AKREP burcunun bir üyesi olduğumu, soranlara inandırmada hayli zorluk yaşıyorum.Mayaların şeytanın uzantısı ve ölüm tanrısı dahi deyip alabildiğine çekindikleri Akrep burcu kadını olmak, gizli bir güç de vermiyor değil hani yani bana😄Bu kadar itici ve kötü sıfatlarla bezenmiş bir burca…

daha fazlasını oku

Sakarım Sensin Türkiye

Acun Ilıcalı nın yeni sezonda ekranlara koymayı planladığı “Sakarım Sensin Türkiye”yarışmasının ,yarışmacısı değil yüzyıllar sürecek çekimlerinin baş jüri üyesi kesin ben olurum. Yüce rabbim beni hayata gönderirken kır kızım,dök kızım,sağlam bir şey bırakma diye kotlamış olmalı.Ellerim ve ayaklarım yıllardır yorulmadan görev başındalar.Biraz dursalar, biraz yorulsalar memleket rahat edecek inan olsun.Tutupta…

daha fazlasını oku

SAĞIRIM ARTIK BEN

Kulaklar gençken mi daha az işitiyor ,yoksa yaşlılıkta mı?Bugün dile getirmeyi istediğim konu bu merakım oldu.Her genç gibi, yetişme döneminde müziğe aşırı düşkünlüğüm vardı benim de.Kaset çalarım ve çoğunlukla radyom hiç susmayı bilmez,bangır bangır çalardı.Bangır bangır diyorum gerçekten öyle.Duvarlar, kapılar titrerdi sesten.Rahmetli anacığım,oda kapısına gider, gelirdi defalarca. “Komşular gelecek veya…

daha fazlasını oku

77-ACI AŞK

ACI AŞK Tuğçe, on sekiz yaşının tazeliğindeydi daha. Değil kadın olmak, genç kızlığın hakkını verememişti.Daha küçük bir kızken ve çocukluğunu bilmeden, annesinin babasının kavgalarını öğrenmişti yaşamda sadece. Hep sevgiye aç bir çocuktu. Yaşayamadığı sevgileri tattıracak, değerini hatırlatacak bir insanı yoktu. Baba evi, kaçmayı düşlediği bir yer o ise bitmez savaşlarının…

daha fazlasını oku

76-KURBAN BAYRAMI

KURBAN BAYRAMI Bayramları ve anlamlarını öğrenmeye, coşkularını yaşamaya başladığı küçücük yaşlarından kalma bir anıyı yaşatıyordu Asım her Kurban Bayramında. Kimi zaman utanarak, ama geçen yıllara rağmen hala pişmansızlık… İlkokul çağlarında, babasının imkânlarını zorlayarak aldığı kurbanlıkla arasında kurduğu sıcacık dostluğu hatırlıyordu anılarının içinde. Küçücük çocukken, o zaman için bir kim bilir…

daha fazlasını oku

75-SÖYLETMEYİN BENİ

SÖYLETMEYİN BENİ  “Hiç tanımadınız beni. Hiç tanımaya, anlamaya çalışmadınız. Bana baktınız sadece. Beni görmediniz ve fark etmediniz. İkinizde değerimi ve beklentilerimi bilmediniz. En yakınızdaki beni yıllarca göremediniz.Belki ben iyi sakladım kendimi. Belki ben, açığa çıkaramadım düşünce ve duygularımı. Neşenin, şımarıklığın,saflığın ardına;  iyi niyet ve hoşgörünün cebine neler sığdırdım bilemediniz. Bir…

daha fazlasını oku

74-İKİ EV, BİR BABA

İKİ EV, BİR BABA Haftanın birkaç gecesini iş gezisine çıktığı için evinden uzakta geçiren bir babayla, alışılmış ev kadını ve anne niteliklerine sahip insanların kızıydı Ferah. Çocukluk günlerinin sona erip, genç kızlığa girdiği günlerin birinde, yıllardır inandığı, inandırıldığı bir gerçeğin doğru olmadığını öğrenmişti. Babası söylendiği gibi yıllardır iş gezisinde değildi….

daha fazlasını oku

73-KRİZ

KRİZ Kış ayazlarında çıplak gezinir gibi titriyor, tüm sinir uçları sarsılıyor, beyninden vücuduna Vezüv’ün lavları yayılıyordu Fırat’ın. Kuşkanadından kopmuş bir tüy gibi savruluyordu boşluklarda. Sonbahar yaprakları gibi,  hafif esen bir rüzgârla bile yerinden kopuyor savruluyor, sürükleniyordu.Beyni ile vücudunun en küçük hücresi arasında ralliciler gürültülerle yarışıyor, boksörler bir ordu halinde vurdukça…

daha fazlasını oku

72-GECE

72-GECE Herkesle paylaştığı tek ortak yanı o geceyi yaşamaktı Şeref in. İşyerlerinin tümü nefeslerini boşaltmış insanlar gibi,sessizliğe dalmıştı.Dükkanlar ise akşam pazarında son bir umutla gelenleri beklemiş sonra sabaha ve aydınlık zamanlara dek kepenklerin ardında mahkumiyete başlamıştı… Birileri bir yerlerde, başkaları başka yerlerde bir koşuşturmayı yaşıyordu her gece olduğu gibi alışıldık….

daha fazlasını oku

71-METRES

71-METRES                                                                          Şiir, mektup, resim ne varsa yaktım.                                                                Bütün küllerini sana bıraktım. Hakkı Yalçın’ın yukarıda yer alan dizelerini, sabahın erken saatlerinde okuduğu gazetesinin, sağ köşesinde küçücük bir çerçeve içinde görmüştü Ayşim. O andan itibaren bu sözlerden yön bulup kendi hayatına ait duygularını tekrar düşünmeye başladığını fark etti. Düşünmeyle kalmayarak…

daha fazlasını oku

70-DULUM  AMA KULUM

DULUM  AMA KULUM Ferda nasıl bilebilirdi başlarken bir gün bitivereceğini? Nasıl görebilirdi gelinliğinin mutluluğu içindeyken? Hayalinde yaşattığı, filmlerde görüp özendiği bir yuvası, bir kocası, çocukları olmasının dışında ne dilemişti ki bu yaşamdan? Anacığının, elleriyle ince ince dokuduğu danteller, oyalar, patiskalar, örtüler, zevkli seçilmiş ev eşyaları, babasının yıllar yılı yurt dışından…

daha fazlasını oku

69-GAZİ FEMİNİST

GAZİ FEMİNİST Erkek, egemen bir toplumda ve dahası böylesi bir dünyada bugüne dek yaşanmış, tüm acıların, şiddetin, hatta savaşların, akıtılan kanların tek suçlusunun erkek yüreğinin ve beyninin ürünü olduğuna inanmıştı. Anasını insanca, kendisini çocukken çocuk, genç kızken, genç kızlık hayalleri ve beklentileri ile yaşatmayanın yine bir erkek olduğunun bilincine varmış…

daha fazlasını oku

68-YAZAR

YAZAR Marmara Denizi’nin, masum bir kız olmaktan çıkıp, fettan bir kadın gibi coşup azdığı. Dalgaların köpük köpük kayalara çarpıp sahile ulaştığı güneşin ısıtmasız varlığını gösterdiği kış günlerinin birinde kimselerin kalmadığı bir tatil sitesinde sadece bir ev nefes alıp veriyordu. Çoğu iki katlı villalardan oluşan ve sezonluk canlılığı yaşayan koy yaz…

daha fazlasını oku

67-KANSER

KANSER Kuru bir ayaz vuruyordu, kararmaya başlayan günde Handan’ın yüzüne. Yanakları hissizleşmiş bir halde yürüyordu yol boyunca. Elleri mantosunun cebinde, eldivenlerine rağmen üşüyordu. Burnu, her soğukta olduğu gibi yine kıpkırmızıydı. Babasından aldığı belki de en değişmez özelliğiydi bu.Öylesine keskinleşiyordu ki batmaya yüz tutan güneşin her alçalışında soğuk, gözlerinden yaşlar akmaya…

daha fazlasını oku

66-OLAMADI

  OLAMADI Öyle çok isterdi ki Esen; onu,  olduğu  gibi  benimseyip seven bir kayınvalidesinin  olmasını. Ona gelini gibi değil, bir kızı gibi baksaydı Kadriye hanım. Yıksalardı onunla, nice yıllardan gelen zincirleri ve soğuklukları. Gelin, kayınvalide arasında da kursalardı, kendi annesiyle kurabildiği yargılamasız, dostluk ve sevgiyi. Niye olmuyor,  kimse olmaması için,…

daha fazlasını oku

65- VEDA

 VEDA Tıknaz, bembeyaz tenli, balık etinde bir kızdı Reyhan, gözleri bal rengi, cildi pürüzsüz, saçları incecik telliydi. Ege illerinden birine bağlı küçük bir ilçede, bir zamanlar nalbantlık yapan Arif efendinin oğulları arasındaki tek kızıydı… Kalabalık ailesinin, evinin, ağabey ve kardeşlerinin işlerini omuzlamak, oradan oraya koşturmakla geçmişti gençliği. Ne büyük umutları, …

daha fazlasını oku

64-GOL

64-GOL Gece yarısını çoktan aşmıştı saatler. Pırıl pırıl Ankara ışıkları, yatağa gitmeye hazırlanan insanlar çoğaldıkça azalıp yok oluyordu yavaşça. Etlik sırtlarından yine de bir yıldız kümesi gibi parlıyordu gökyüzü. Sanki Samanyolu’nun tam ortasında bir noktadaydı. Binanın  yüksek penceresini açsa yıldızların hepsini avucuna alabilecekmiş gibiydi. Burası Gülhane Askeri Hastanesinin kalp yoğun…

daha fazlasını oku

63-BİR MASAL İŞTE

63-BİR MASAL İŞTE Asırlar öncesinde, bir deniz ülkesinde güzeller güzeli bir kadın yaşarmış. Bakan bir daha bakar, saçlarının parlaklığından, gözlerinin renginden kendini alamazmış. İncecik bedeni, ölçülü zarif elleri ve bacakları, göğüsleri ve omuzları ile yürümez sanki kelebekler gibi salınırmış… Teni, bir su gibi berrak, saçları omuzlarından aşkın, dudakları kırmızıyı öğretirmiş….

daha fazlasını oku

62-SON YILDIZ AİLESİ

62-SON YILDIZ AİLESİ Yazın, yaşandığı böyle bir geceydi. Serhat terasına koyduğu, sandalye ve masasında bir yandan rakısını yudumluyor, çerezlerini, meyvelerini yiyor diğer yandan karanlıkta parlayan karşı sırtlarda dizi dizi ışıklara bakıp düşüncelere dalıyordu… Kış başından, beri sıkıldıkça seyrettiği bu gece manzarasını camın ardından değil, o yaz gecesinde terasında seyrediyordu. Tüm…

daha fazlasını oku

61-ERKEN KALKTI,YOLDA KALDI

ERKEN KALKTI,  YOLDA KALDI Kutay’ı tanıdığında, genç kızlık hülyalarıyla, okuduğu romanları izlediği filmleri gerçek sanmadaydı Aysun. Babasının dışında konuşup yaklaştığı ilk erkekti Kutay. Gözlerini gördüğü ona baktığı ilk andan beri dünyasının merkezi, aşk sandığı duygularının kaynağı olmuştu.Sokaktan geçtikçe, okulunun kapısında onu bekleyip arkasına takıldıkça, tanıyıp anlamadığı duyguları ve heyecanları tatmaya…

daha fazlasını oku

Her Şey Sizin İçin

  Memleketle ilgili ya da havadan sudan bahsettiğim günlük yazılarımdan daha çok kendi özyaşamımla ilgili  yazdıklarımın sizleri daha çok eğlendirdiğini görüyorum.İşte bu beni çok mutlu edip sevindiriyor.Azıcık da olsa sizleri gülümsetebilmek,bir iki dakikalığına düşüncelerinizden uzaklaştırabilmek bana da huzur veriyor.Keşke tersi olabilseydi. Memleket güldürse,dostunuz olarak ben düşündürseydim.Ben duygusal, ben karamsar takılsaydım…

daha fazlasını oku

Kuyruk Sefası

Kuyruk Sefası Bahse konu yaptığım için market anılarımın yenisinde yine sizlerleyim.Arkadaşlarımla sözleştiğim gibi  dün erkenden nöbet bölgemde yerimi aldım.Açılış saatine kadar gerekli dedikoduları yapıp,yemek pişirme teknikleri üzerine kadınlar arası fikir alışverişinde bulundum.Malatyalı Hafız ablamız çok baskın çıkıp diğer konuşmacıları susturduysa da konuları hep benim yüzüme bakarak anlattığından ben çok ilgili…

daha fazlasını oku

60-CİNNET

CİNNET Hani iri kıyım, hani çam yarması dedikleri cinsten iki adam zor zapt ediyordu genci. İçinde tüm dünyanın düzenini alt üst edecek bir enerji belirmiş, cendereye alınmış kollarına rağmen sinirini, hırsını yenemediği için çırpınıp duruyor ve sadece haykırıyordu. Kendinden başka, kimseye zarar vermeden debeleniyor ve sadece “Kahpeler sardı her yanı,…

daha fazlasını oku

59-UNUTMA SEV, SEV Kİ UNUTMA

UNUTMA SEV, SEV Kİ UNUTMA “Günün, gündüzün ve gecenin her saatini sıradan yaşıyordu Metin. Tek bir saati eksik. Gelmişse o saat, işi bitmişse dışarıda evine dönüyordu. Kendiyle baş başa kalmak için. İşi varsa dışarıda o saatte, mutlaka bakıyordu kolundaki saate. Zamana karşı yarışacaksa hele, dakikaları  bile  takip ediyor, peşine düşüyordu …

daha fazlasını oku

58-ŞEYTAN YOKLADI

ŞEYTAN YOKLADI Aralarında, on beş yaş fark vardı kocası ile Meral evlendirildiğinde. Gencecik bir kızken, orta yaşlarını çoktan aşmış, durmuş, durulmuş, saçlarına kırlar iyiden düşmüş bir erkekle yuva kurmasına onun adına karar verilmişti. Hiçbir şeyin farkında olmadan, yıllar sürecek bir evliliğe başlamış, hüsranları ilk aylardan belirmişti. Giyinme, sürüp sürüştürme, gezme,…

daha fazlasını oku

57-SUSTURDU, SUSTURULDU

SUSTURDU, SUSTURULDU Bütün hayatı bir bir geçiyordu gözünün önünden, düşünüyor ve bunalıyordu.Yakup bir güneydoğu ilinin el değmemiş, dağlar arasında unutulmuş küçük bir köyünde kara kaderli, yanık tenli, çatlak ve nasırlı elli insanları arasında doğmuştu. Kendini bile beslemekten aciz bir babanın sekizinci çocuğuydu. Cin gibi zeki, bilgiye açtı.. Köyünün ilkokulunu bitirince…

daha fazlasını oku

SATILIK BEDENLER

SATILIK RUHLAR VE BEDENLER Şehrin en işlek caddesinde gece, tüm yoğunluğu ile yaşanmaya başlamıştı her zamanki gibi. İşlerinden çıkıp evlerine koşturanlar, alışverişi bahane edip ortalarda gezinenler kaçışmıştı. Kalabalıklar, yok oluvermişti ortadan günün kararmasıyla apar topar, çabucak. İlerleyen saatlerde, evlerde de ışıklar azalmaya başlamıştı. Şehir de, caddeler de,  o saatlerde geceleri…

daha fazlasını oku

56-İÇİMİZDEN BİRİ

İÇİMİZDEN BİRİ “Öfkesini topluma değil kendine yönlendiren, kişiliğinde öz güveni yitiren dahası kendine küsen insanlarda intihar eylemi, görülür. Çıkış noktası bulamayan, kendini üzenleri yok edemediği için; kendini yok etmenin kurtuluş olduğuna inanan insanlar, en kısa ve basit olarak bu yolu seçerler. Ve bir çok insan yaşamının bir aşamasında da olsa…

daha fazlasını oku

Bu da mı gol değil hakemciğim?

Yarın Geldi Bugün nerde?İsmini koyduğum internet öykü kitabımın 55.sayfasını bitirip yayınlamanın rahatlığı içindeyim.Yarıyı geçtiysek bitmeye az kaldı demektir.O bitsin de diğerlerini koyalım yayına.Bir de size günlük yazı yazayım diye başladım yine tık tıklamaya. Hani dün park maceramızı ve Tufan bey fırtınasını paylaşmıştım ya sizinle hatırlayın.Bizi o Tufan çarpmış olmalı ki…

daha fazlasını oku

OYUNCAKLARIM

Yarın Geldi Bugün nerde?İsmini koyduğum internet öykü kitabımın 55.sayfasını bitirip yayınlamanın rahatlığı içindeyim.Yarıyı geçtiysek bitmeye az kaldı demektir.O bitsin de diğerlerini koyalım yayına.Bir de size günlük yazı yazayım diye başladım yine tık tıklamaya. Hani dün park maceramızı ve Tufan bey fırtınasını paylaşmıştım ya sizinle hatırlayın.Bizi o Tufan çarpmış olmalı ki…

daha fazlasını oku

55-KAÇAK

KAÇAK Saatlerin gece yarısını geçtiği, takvimlerin bir yaprağını daha düşürdüğü, bugünün dün, yarının bugün olduğu bir saatte bindiği trenin içindeki karanlıkta, cama vuran aksini yalnızlığına ve sessizliğine yoldaş tutmuştu Soner. Cama yansıyan kendi siluetine bakıp anlatıyor;  kendiyle çekişip, hesaplaşıp duruyordu. Uçsuz bucaksız boşlukta ve gecenin içinde uzun aralıklarla görünüp kaybolan…

daha fazlasını oku

54-ZÜBEYR AMCA

54-ZÜBEYR AMCA “Ege rüzgârlarının zeytinleri eğdiği, Kaz Dağlarından denize doğru hoyratça estiği o gün; sakalları uzamış, hüzünlü yüzüyle,  sobası sönmüş tek odalı evinin penceresinden dışarıyı seyrediyordu Zübeyr amca. İlerleyen yaşının izin verdiği ölçüde, anılarını hatırlamaya çalışarak, uzaklara dalıp kalan gözleri ile kendi kendine konuşur gibiydi. Yunanın, gelmesiz gittiği, Ulu Önderin…

daha fazlasını oku

53-KADININ SADECE ADI VAR

KADININ SADECE ADI VAR Çok nadir insan çıkar aramızdan, eline kalemi kağıdı alıp duygularını mısralara dökmemiş, şiirler üretmemiş. İçinde yaşattıklarını satırlara geçirmemiş. Çoğu gençlik düşlerinde ve düşüncelerine ait olsa da herkes biraz şair, herkes biraz yazar değil mi ülkemizde? Meltem de, birazcık şairdi bir zamanlar, kadın olmanın başlı başına bir…

daha fazlasını oku