AKREP BURCUYUM

Burçlar kuşağının; hırslı,azimli, kıskanç,dalavereci,cimri,tehlikeli, hesaplı, para sever, sinsi olarak tanımladığı, AKREP burcunun bir üyesi olduğumu, soranlara inandırmada hayli zorluk yaşıyorum.Mayaların şeytanın uzantısı ve ölüm tanrısı dahi deyip alabildiğine çekindikleri Akrep burcu kadını olmak, gizli bir güç de vermiyor değil hani yani bana😄Bu kadar itici ve kötü sıfatlarla bezenmiş bir burca…

daha fazlasını oku

Sakarım Sensin Türkiye

Acun Ilıcalı nın yeni sezonda ekranlara koymayı planladığı “Sakarım Sensin Türkiye”yarışmasının ,yarışmacısı değil yüzyıllar sürecek çekimlerinin baş jüri üyesi kesin ben olurum. Yüce rabbim beni hayata gönderirken kır kızım,dök kızım,sağlam bir şey bırakma diye kotlamış olmalı.Ellerim ve ayaklarım yıllardır yorulmadan görev başındalar.Biraz dursalar, biraz yorulsalar memleket rahat edecek inan olsun.Tutupta…

daha fazlasını oku

SAĞIRIM ARTIK BEN

Kulaklar gençken mi daha az işitiyor ,yoksa yaşlılıkta mı?Bugün dile getirmeyi istediğim konu bu merakım oldu.Her genç gibi, yetişme döneminde müziğe aşırı düşkünlüğüm vardı benim de.Kaset çalarım ve çoğunlukla radyom hiç susmayı bilmez,bangır bangır çalardı.Bangır bangır diyorum gerçekten öyle.Duvarlar, kapılar titrerdi sesten.Rahmetli anacığım,oda kapısına gider, gelirdi defalarca. “Komşular gelecek veya…

daha fazlasını oku

77-ACI AŞK

ACI AŞK Tuğçe, on sekiz yaşının tazeliğindeydi daha. Değil kadın olmak, genç kızlığın hakkını verememişti.Daha küçük bir kızken ve çocukluğunu bilmeden, annesinin babasının kavgalarını öğrenmişti yaşamda sadece. Hep sevgiye aç bir çocuktu. Yaşayamadığı sevgileri tattıracak, değerini hatırlatacak bir insanı yoktu. Baba evi, kaçmayı düşlediği bir yer o ise bitmez savaşlarının…

daha fazlasını oku

76-KURBAN BAYRAMI

KURBAN BAYRAMI Bayramları ve anlamlarını öğrenmeye, coşkularını yaşamaya başladığı küçücük yaşlarından kalma bir anıyı yaşatıyordu Asım her Kurban Bayramında. Kimi zaman utanarak, ama geçen yıllara rağmen hala pişmansızlık… İlkokul çağlarında, babasının imkânlarını zorlayarak aldığı kurbanlıkla arasında kurduğu sıcacık dostluğu hatırlıyordu anılarının içinde. Küçücük çocukken, o zaman için bir kim bilir…

daha fazlasını oku

75-SÖYLETMEYİN BENİ

SÖYLETMEYİN BENİ  “Hiç tanımadınız beni. Hiç tanımaya, anlamaya çalışmadınız. Bana baktınız sadece. Beni görmediniz ve fark etmediniz. İkinizde değerimi ve beklentilerimi bilmediniz. En yakınızdaki beni yıllarca göremediniz.Belki ben iyi sakladım kendimi. Belki ben, açığa çıkaramadım düşünce ve duygularımı. Neşenin, şımarıklığın,saflığın ardına;  iyi niyet ve hoşgörünün cebine neler sığdırdım bilemediniz. Bir…

daha fazlasını oku

74-İKİ EV, BİR BABA

İKİ EV, BİR BABA Haftanın birkaç gecesini iş gezisine çıktığı için evinden uzakta geçiren bir babayla, alışılmış ev kadını ve anne niteliklerine sahip insanların kızıydı Ferah. Çocukluk günlerinin sona erip, genç kızlığa girdiği günlerin birinde, yıllardır inandığı, inandırıldığı bir gerçeğin doğru olmadığını öğrenmişti. Babası söylendiği gibi yıllardır iş gezisinde değildi….

daha fazlasını oku

73-KRİZ

KRİZ Kış ayazlarında çıplak gezinir gibi titriyor, tüm sinir uçları sarsılıyor, beyninden vücuduna Vezüv’ün lavları yayılıyordu Fırat’ın. Kuşkanadından kopmuş bir tüy gibi savruluyordu boşluklarda. Sonbahar yaprakları gibi,  hafif esen bir rüzgârla bile yerinden kopuyor savruluyor, sürükleniyordu.Beyni ile vücudunun en küçük hücresi arasında ralliciler gürültülerle yarışıyor, boksörler bir ordu halinde vurdukça…

daha fazlasını oku

72-GECE

72-GECE Herkesle paylaştığı tek ortak yanı o geceyi yaşamaktı Şeref in. İşyerlerinin tümü nefeslerini boşaltmış insanlar gibi,sessizliğe dalmıştı.Dükkanlar ise akşam pazarında son bir umutla gelenleri beklemiş sonra sabaha ve aydınlık zamanlara dek kepenklerin ardında mahkumiyete başlamıştı… Birileri bir yerlerde, başkaları başka yerlerde bir koşuşturmayı yaşıyordu her gece olduğu gibi alışıldık….

daha fazlasını oku

71-METRES

71-METRES                                                                          Şiir, mektup, resim ne varsa yaktım.                                                                Bütün küllerini sana bıraktım. Hakkı Yalçın’ın yukarıda yer alan dizelerini, sabahın erken saatlerinde okuduğu gazetesinin, sağ köşesinde küçücük bir çerçeve içinde görmüştü Ayşim. O andan itibaren bu sözlerden yön bulup kendi hayatına ait duygularını tekrar düşünmeye başladığını fark etti. Düşünmeyle kalmayarak…

daha fazlasını oku

70-DULUM  AMA KULUM

DULUM  AMA KULUM Ferda nasıl bilebilirdi başlarken bir gün bitivereceğini? Nasıl görebilirdi gelinliğinin mutluluğu içindeyken? Hayalinde yaşattığı, filmlerde görüp özendiği bir yuvası, bir kocası, çocukları olmasının dışında ne dilemişti ki bu yaşamdan? Anacığının, elleriyle ince ince dokuduğu danteller, oyalar, patiskalar, örtüler, zevkli seçilmiş ev eşyaları, babasının yıllar yılı yurt dışından…

daha fazlasını oku

69-GAZİ FEMİNİST

GAZİ FEMİNİST Erkek, egemen bir toplumda ve dahası böylesi bir dünyada bugüne dek yaşanmış, tüm acıların, şiddetin, hatta savaşların, akıtılan kanların tek suçlusunun erkek yüreğinin ve beyninin ürünü olduğuna inanmıştı. Anasını insanca, kendisini çocukken çocuk, genç kızken, genç kızlık hayalleri ve beklentileri ile yaşatmayanın yine bir erkek olduğunun bilincine varmış…

daha fazlasını oku

68-YAZAR

YAZAR Marmara Denizi’nin, masum bir kız olmaktan çıkıp, fettan bir kadın gibi coşup azdığı. Dalgaların köpük köpük kayalara çarpıp sahile ulaştığı güneşin ısıtmasız varlığını gösterdiği kış günlerinin birinde kimselerin kalmadığı bir tatil sitesinde sadece bir ev nefes alıp veriyordu. Çoğu iki katlı villalardan oluşan ve sezonluk canlılığı yaşayan koy yaz…

daha fazlasını oku

67-KANSER

KANSER Kuru bir ayaz vuruyordu, kararmaya başlayan günde Handan’ın yüzüne. Yanakları hissizleşmiş bir halde yürüyordu yol boyunca. Elleri mantosunun cebinde, eldivenlerine rağmen üşüyordu. Burnu, her soğukta olduğu gibi yine kıpkırmızıydı. Babasından aldığı belki de en değişmez özelliğiydi bu.Öylesine keskinleşiyordu ki batmaya yüz tutan güneşin her alçalışında soğuk, gözlerinden yaşlar akmaya…

daha fazlasını oku

66-OLAMADI

  OLAMADI Öyle çok isterdi ki Esen; onu,  olduğu  gibi  benimseyip seven bir kayınvalidesinin  olmasını. Ona gelini gibi değil, bir kızı gibi baksaydı Kadriye hanım. Yıksalardı onunla, nice yıllardan gelen zincirleri ve soğuklukları. Gelin, kayınvalide arasında da kursalardı, kendi annesiyle kurabildiği yargılamasız, dostluk ve sevgiyi. Niye olmuyor,  kimse olmaması için,…

daha fazlasını oku

65- VEDA

 VEDA Tıknaz, bembeyaz tenli, balık etinde bir kızdı Reyhan, gözleri bal rengi, cildi pürüzsüz, saçları incecik telliydi. Ege illerinden birine bağlı küçük bir ilçede, bir zamanlar nalbantlık yapan Arif efendinin oğulları arasındaki tek kızıydı… Kalabalık ailesinin, evinin, ağabey ve kardeşlerinin işlerini omuzlamak, oradan oraya koşturmakla geçmişti gençliği. Ne büyük umutları, …

daha fazlasını oku

64-GOL

64-GOL Gece yarısını çoktan aşmıştı saatler. Pırıl pırıl Ankara ışıkları, yatağa gitmeye hazırlanan insanlar çoğaldıkça azalıp yok oluyordu yavaşça. Etlik sırtlarından yine de bir yıldız kümesi gibi parlıyordu gökyüzü. Sanki Samanyolu’nun tam ortasında bir noktadaydı. Binanın  yüksek penceresini açsa yıldızların hepsini avucuna alabilecekmiş gibiydi. Burası Gülhane Askeri Hastanesinin kalp yoğun…

daha fazlasını oku

63-BİR MASAL İŞTE

63-BİR MASAL İŞTE Asırlar öncesinde, bir deniz ülkesinde güzeller güzeli bir kadın yaşarmış. Bakan bir daha bakar, saçlarının parlaklığından, gözlerinin renginden kendini alamazmış. İncecik bedeni, ölçülü zarif elleri ve bacakları, göğüsleri ve omuzları ile yürümez sanki kelebekler gibi salınırmış… Teni, bir su gibi berrak, saçları omuzlarından aşkın, dudakları kırmızıyı öğretirmiş….

daha fazlasını oku

62-SON YILDIZ AİLESİ

62-SON YILDIZ AİLESİ Yazın, yaşandığı böyle bir geceydi. Serhat terasına koyduğu, sandalye ve masasında bir yandan rakısını yudumluyor, çerezlerini, meyvelerini yiyor diğer yandan karanlıkta parlayan karşı sırtlarda dizi dizi ışıklara bakıp düşüncelere dalıyordu… Kış başından, beri sıkıldıkça seyrettiği bu gece manzarasını camın ardından değil, o yaz gecesinde terasında seyrediyordu. Tüm…

daha fazlasını oku

61-ERKEN KALKTI,YOLDA KALDI

ERKEN KALKTI,  YOLDA KALDI Kutay’ı tanıdığında, genç kızlık hülyalarıyla, okuduğu romanları izlediği filmleri gerçek sanmadaydı Aysun. Babasının dışında konuşup yaklaştığı ilk erkekti Kutay. Gözlerini gördüğü ona baktığı ilk andan beri dünyasının merkezi, aşk sandığı duygularının kaynağı olmuştu.Sokaktan geçtikçe, okulunun kapısında onu bekleyip arkasına takıldıkça, tanıyıp anlamadığı duyguları ve heyecanları tatmaya…

daha fazlasını oku

Her Şey Sizin İçin

  Memleketle ilgili ya da havadan sudan bahsettiğim günlük yazılarımdan daha çok kendi özyaşamımla ilgili  yazdıklarımın sizleri daha çok eğlendirdiğini görüyorum.İşte bu beni çok mutlu edip sevindiriyor.Azıcık da olsa sizleri gülümsetebilmek,bir iki dakikalığına düşüncelerinizden uzaklaştırabilmek bana da huzur veriyor.Keşke tersi olabilseydi. Memleket güldürse,dostunuz olarak ben düşündürseydim.Ben duygusal, ben karamsar takılsaydım…

daha fazlasını oku

Kuyruk Sefası

Kuyruk Sefası Bahse konu yaptığım için market anılarımın yenisinde yine sizlerleyim.Arkadaşlarımla sözleştiğim gibi  dün erkenden nöbet bölgemde yerimi aldım.Açılış saatine kadar gerekli dedikoduları yapıp,yemek pişirme teknikleri üzerine kadınlar arası fikir alışverişinde bulundum.Malatyalı Hafız ablamız çok baskın çıkıp diğer konuşmacıları susturduysa da konuları hep benim yüzüme bakarak anlattığından ben çok ilgili…

daha fazlasını oku

60-CİNNET

CİNNET Hani iri kıyım, hani çam yarması dedikleri cinsten iki adam zor zapt ediyordu genci. İçinde tüm dünyanın düzenini alt üst edecek bir enerji belirmiş, cendereye alınmış kollarına rağmen sinirini, hırsını yenemediği için çırpınıp duruyor ve sadece haykırıyordu. Kendinden başka, kimseye zarar vermeden debeleniyor ve sadece “Kahpeler sardı her yanı,…

daha fazlasını oku

59-UNUTMA SEV, SEV Kİ UNUTMA

UNUTMA SEV, SEV Kİ UNUTMA “Günün, gündüzün ve gecenin her saatini sıradan yaşıyordu Metin. Tek bir saati eksik. Gelmişse o saat, işi bitmişse dışarıda evine dönüyordu. Kendiyle baş başa kalmak için. İşi varsa dışarıda o saatte, mutlaka bakıyordu kolundaki saate. Zamana karşı yarışacaksa hele, dakikaları  bile  takip ediyor, peşine düşüyordu …

daha fazlasını oku

58-ŞEYTAN YOKLADI

ŞEYTAN YOKLADI Aralarında, on beş yaş fark vardı kocası ile Meral evlendirildiğinde. Gencecik bir kızken, orta yaşlarını çoktan aşmış, durmuş, durulmuş, saçlarına kırlar iyiden düşmüş bir erkekle yuva kurmasına onun adına karar verilmişti. Hiçbir şeyin farkında olmadan, yıllar sürecek bir evliliğe başlamış, hüsranları ilk aylardan belirmişti. Giyinme, sürüp sürüştürme, gezme,…

daha fazlasını oku

57-SUSTURDU, SUSTURULDU

SUSTURDU, SUSTURULDU Bütün hayatı bir bir geçiyordu gözünün önünden, düşünüyor ve bunalıyordu.Yakup bir güneydoğu ilinin el değmemiş, dağlar arasında unutulmuş küçük bir köyünde kara kaderli, yanık tenli, çatlak ve nasırlı elli insanları arasında doğmuştu. Kendini bile beslemekten aciz bir babanın sekizinci çocuğuydu. Cin gibi zeki, bilgiye açtı.. Köyünün ilkokulunu bitirince…

daha fazlasını oku

SATILIK BEDENLER

SATILIK RUHLAR VE BEDENLER Şehrin en işlek caddesinde gece, tüm yoğunluğu ile yaşanmaya başlamıştı her zamanki gibi. İşlerinden çıkıp evlerine koşturanlar, alışverişi bahane edip ortalarda gezinenler kaçışmıştı. Kalabalıklar, yok oluvermişti ortadan günün kararmasıyla apar topar, çabucak. İlerleyen saatlerde, evlerde de ışıklar azalmaya başlamıştı. Şehir de, caddeler de,  o saatlerde geceleri…

daha fazlasını oku

56-İÇİMİZDEN BİRİ

İÇİMİZDEN BİRİ “Öfkesini topluma değil kendine yönlendiren, kişiliğinde öz güveni yitiren dahası kendine küsen insanlarda intihar eylemi, görülür. Çıkış noktası bulamayan, kendini üzenleri yok edemediği için; kendini yok etmenin kurtuluş olduğuna inanan insanlar, en kısa ve basit olarak bu yolu seçerler. Ve bir çok insan yaşamının bir aşamasında da olsa…

daha fazlasını oku

Bu da mı gol değil hakemciğim?

Yarın Geldi Bugün nerde?İsmini koyduğum internet öykü kitabımın 55.sayfasını bitirip yayınlamanın rahatlığı içindeyim.Yarıyı geçtiysek bitmeye az kaldı demektir.O bitsin de diğerlerini koyalım yayına.Bir de size günlük yazı yazayım diye başladım yine tık tıklamaya. Hani dün park maceramızı ve Tufan bey fırtınasını paylaşmıştım ya sizinle hatırlayın.Bizi o Tufan çarpmış olmalı ki…

daha fazlasını oku

OYUNCAKLARIM

Yarın Geldi Bugün nerde?İsmini koyduğum internet öykü kitabımın 55.sayfasını bitirip yayınlamanın rahatlığı içindeyim.Yarıyı geçtiysek bitmeye az kaldı demektir.O bitsin de diğerlerini koyalım yayına.Bir de size günlük yazı yazayım diye başladım yine tık tıklamaya. Hani dün park maceramızı ve Tufan bey fırtınasını paylaşmıştım ya sizinle hatırlayın.Bizi o Tufan çarpmış olmalı ki…

daha fazlasını oku

55-KAÇAK

KAÇAK Saatlerin gece yarısını geçtiği, takvimlerin bir yaprağını daha düşürdüğü, bugünün dün, yarının bugün olduğu bir saatte bindiği trenin içindeki karanlıkta, cama vuran aksini yalnızlığına ve sessizliğine yoldaş tutmuştu Soner. Cama yansıyan kendi siluetine bakıp anlatıyor;  kendiyle çekişip, hesaplaşıp duruyordu. Uçsuz bucaksız boşlukta ve gecenin içinde uzun aralıklarla görünüp kaybolan…

daha fazlasını oku

54-ZÜBEYR AMCA

54-ZÜBEYR AMCA “Ege rüzgârlarının zeytinleri eğdiği, Kaz Dağlarından denize doğru hoyratça estiği o gün; sakalları uzamış, hüzünlü yüzüyle,  sobası sönmüş tek odalı evinin penceresinden dışarıyı seyrediyordu Zübeyr amca. İlerleyen yaşının izin verdiği ölçüde, anılarını hatırlamaya çalışarak, uzaklara dalıp kalan gözleri ile kendi kendine konuşur gibiydi. Yunanın, gelmesiz gittiği, Ulu Önderin…

daha fazlasını oku

53-KADININ SADECE ADI VAR

KADININ SADECE ADI VAR Çok nadir insan çıkar aramızdan, eline kalemi kağıdı alıp duygularını mısralara dökmemiş, şiirler üretmemiş. İçinde yaşattıklarını satırlara geçirmemiş. Çoğu gençlik düşlerinde ve düşüncelerine ait olsa da herkes biraz şair, herkes biraz yazar değil mi ülkemizde? Meltem de, birazcık şairdi bir zamanlar, kadın olmanın başlı başına bir…

daha fazlasını oku

52-MARTI

MARTI İçinde çocuğu düşleri barındıran bir martı yaşardı eskilerde. Denizler kadar büyük yüreğiyle balıkçı motorlarını takip eder sevgi peşinde dolanırdı hep. Özgürdü, sıra dışıydı. Sevgi doluydu.Kendinden başka hep başkalarına yağar başkalarına akardı.Yılları engin denizlerde dolanmakla geçti. Balık atacak balıkçıları beklemeden martılık yaptı. İlerleyen zaman onu verdikleriyle, sunduklarıyla, harcadıklarıyla güçten düşürmüştü….

daha fazlasını oku

51-GÖÇ

GÖÇ Bulgar zulmünün gün gün çekilmez olduğu, baskı ve korkuların giderek arttığı, can kaygısının ruhlara sindiği, seneler boyu yaşanan toprakların vatan olmaktan çıktığı günlerde; aynı acıları yaşayan insanlarla birlikte, Anavatana kavuşma istek, dilek ve coşkusu ile sahip oldukları tüm mallarını bırakarak göç ettiler Türkiye’ ye. Asiye hanım ve eşinin iki…

daha fazlasını oku

Yaş 96

Dün ilâçlarımızı yazdırmak için gittiğimiz sağlık ocağından çıkınca MORUKLAR PARKINA girdik. Hava güneşli ve çok sıcak olduğu için alışılmışın dışında bu mevsimde parkımız çok kalabalıktı. Yenimahalle 5.Durakta bulunan parkımız hep ileri yaşta insanları konuk ettiğinden halk arasında moruklar parkı diye nam salmıştır.Biz de ismi halimize çok yakışan mekanımızda boş bir…

daha fazlasını oku

Alın Yazısı

Dört yıldır 1.500 civarında günlük yazı,arada sırada şiir, ucundan bacağından onlarca öykü, saymadığım kadar deneme tarzında yazı yazdım ama inanın doymadım yazmaya.Yazmaya doymadım ancak içimi boşaltıp oh diyemedim inanın. Yazılarımın kimini sosyal medyadan sizlerle paylaştım katılımlarınızla gurur duydum.Kimileri laptopumun tabletimin hafızasına kaydoldu birikti durdu.Yazılar arttı ben yetişemedim hızlarına. Geçen gün…

daha fazlasını oku

50-PAPATYA

PAPATYA Ortadaki sarı bölümü, ince beyaz yapraklarıyla çevrelenmiş, zarif çiçekleri ile kırların en güzel süsüdür papatyalar. Bahar geldiğinde her yeri bembeyaz bir örtü gibi sarıverir. Sarı ve beyaz sadece onda bu kadar güzel durur. İncecik bir bedeni, yaprakları vardır. Kokusunu ise pek algılayamazsınız.Neval hanım, bu çiçeğin saflığın, temizliğin temsilcisi olduğuna…

daha fazlasını oku

49-BİP BİP

BİP BİP Belma ile Nihat, onları tanıyanlarca, örnek gösterilen niteliklere, imrenilecek imkânlara sahip iki kişiydiler bir evin içinde, bir evliliği yürüten.Her ikisi de, orta tabakanın üzerinde mesleklerin üyesi, iyi bir gelirin sahibiydiler. Birbirlerini, kişilik özellikleri ile tamamladıklarını, görenlerin hepsi kabul ediyordu. Beyefendi ve hanımefendi olduklarını tanıyıp sevenler değil, yabancılar bile…

daha fazlasını oku

48-TEMEL ATMA TÖRENİ

TEMEL ATMA TÖRENİ Birbirlerini, ilk kez o gece görme ve tanıma imkânını bulmuş insanlar, üzerlerindeki yabancılığın çekingenliğini atamadan, oradan, buradan havadan veya sudan sohbet konuları yaratarak suskunluklarını bozma gayreti içindeydiler. Herkes, karşısındakinin beyninde ve gönlünde yer edinme isteği içinde, son derece ölçülü davranış ve konuşmalarıyla beğeni toplama çabasını sergiliyorlardı… Ciddi…

daha fazlasını oku

47-MUTLULUK ARANMAZ, YARATILIR

MUTLULUK ARANMAZ, YARATILIR Çocukluk ve genç yaşlarından beri ailesinin, kardeşlerinin sorunları içinde kendini yaşayamadan kırklı yaşlarına ulaşmış bir kadındı Yasemin. Kız kardeşlerinin yaptığı yanlış evliliklerin, anne ve babasında yarattığı üzüntüleri yok etmek hep onun görevi olmuştu. Hem çalışıp ailesine maddi destek verdiği gibi, tüm manevi desteğini onların mutlu olmaları için…

daha fazlasını oku

46-ŞEHİRLER VE İNSANLAR

ŞEHİRLER VE İNSANLAR Küçük şehirlerden ayrılıp, yıllar sonra büyük kente yaşamaya başlamıştı Ayhan ve  ailesi. Büyüdükleri, öğrenciliklerini tamamladıkları bu kent,  geçim kaygılarının yanı sıra insan ilişkileri yönünden hayli tedirgin etmişti onları.Oysa hiçte yabancısı değillerdi bu temponun. Ancak on yılı aşan süre, bu heyecandan uzak oldukları için bir gariplik çökmüştü karı…

daha fazlasını oku

45-LADES

LADES Paylaşmayı, sevgiyi çok iyi bilen, dostluğun yokluğun anlamını çok iyi anlayan iki yürek olduklarına inanmıştı Zerrin hep. Bu inanmışlıkla, dolu dolu iki yılı yaşadılar Murat’la birlikte. Sevginin, zevklerin, neşenin, umudun ve aşkın bitimsiz ve doyumsuzuna ulaştılar birlikte. Güzel olan her değer onları satır başı, eşsiz her duygu onları baş…

daha fazlasını oku

44-YAŞAMCA SENARYO

YAŞAMCA SENARYO Hacer’in köylüydü anası babası. İşçiydi bacısı, ağası. Buzları erimez şehirdeydi ninesi, atası. Olmayınca dönümlerce bağı, bahçesi, tarlası göçü toplayıp bir gün koca şehre kondu babası. Şehrin varoşlarında tüttü evlerinin bacası. Güzeller güzeliydi, gözleri sanki kömür karası.Dağıldılar hepsi şehre, bulmak için ekmek parası. Giremedi hiç bir işe; olmayınca torpili,…

daha fazlasını oku

43 ZİRVEDEN ZEMİNE

ZİRVEDEN ZEMİNE Mevsim bahara, dallar çiçeğe uyanıyordu zamansız. Yazdan kalma bir gün ve sıcaklık aldatıyordu herkesi. Oysa aylardan Marttı. Bir zamanlar, karlara ve buzlara alışık sokaklar, bahçe ve insanlar sahte baharın, aldanmaya razı doğanın canlılığındaydılar…Giysiler, tavır ve duygular bu uyanışa ayak uydurmuştu. Hiç de alışıldığı gibi yaşanmamış hafif geçmiş bir…

daha fazlasını oku

42-İHANET

İHANET Ayten, saatlere ve gecelere katlanarak ulaştığı günlerin sabahında, günün ilk ışıkları ile koşuyordu ona. Delice özlüyor kollarında, gözlerinde zamanı durdurmak ve hiç ayrılmadan yaşadığı mutluluğu sürdürmek istiyordu. Hiç bitmiyordu açlığı. Her sevişme sonunda bir sonrakinij tutkusu ile yeniden sarılıyordu genç adama. Sonerle  yaşayamadığı, tadamadığı her duygunun ve yılların özlemini…

daha fazlasını oku

40-DİYOJEN

DİYOJEN Hep kardeş kadar sevebileceği, gerçek bir dost ve sıcak bir arkadaşı aramıştı. Öylesine verici, alçak gönüllü, hoşgörülü, samimi ve neşeliydi ki; arkadaş edinmekte zorlanmıyordu. Ama hiç biri ona yarınlar için de var olabileceklerini, hep iyi değil, kötü günleri de paylaşabilecekleri inancını veremiyorlardı… Suat, yaşantısında bu eksikliği çok uzun zamandır…

daha fazlasını oku

39-KARASU

KARASU Yüzünde mutluluk ülkesinin aydınlığı, yüreğinde istediği oyuncağa kavuşmuş bir çocuğun coşkusu; dudaklarında ödül kazanmış bir insanın gülümsemesi ile gittiği hastane odasında, onu anne yapacak dinmez sancıları çekmiş, canından can alan, ıstırap ve acılara bu mutlu son için katlanmıştı Nurten.İlk aylardan bu yana, düzgün ve normal işleyen tüm gelişim, ona…

daha fazlasını oku

38-YALNIZLIK KADER OLUR BAZEN

YALNIZLIK KADER OLUR BAZEN Kopkoyu bir yalnızlıkta, yoğun bir karanlıkta gözlerini tavana dikmiş yatıyordu düşünürken İlksen. Yalnızdı odasında. Saatler, gecenin sonlarına ulaşmış ama o gözlerini ve beynini uykuyu davet edememişti.Saatin, derin sessizlikte duyulan incecik tik taklarını dinliyor, içinden onunla birlikte kafiyeler uyduruyordu. Sözcükler bir enstrümanın eşliğindeymiş gibi dökülüveriyordu birbiri ardına….

daha fazlasını oku

41-BÖYLE AYRILIK OLMAZ

BÖYLE AYRILIK OLMAZ Büyük şehre bir daha gelmek varmış diye düşündü Çetin. Yıllar sonra yine İstanbul’daydı. Oysa küçük şehir insanlarıyla, sevgiyi paylaşıp, onlara yardım etmekle önceleri mutlu sonrası, hüzünler yaşayarak geçmişti on yıl. Tıp fakültesini bitirerek ayrıldığı bu koca kentte, geçen bunca uzun zamana rağmen daha önce bir sebep yaratarak…

daha fazlasını oku